ZÜHRE (Benî Zühre)

Kureyş kabilesinin Hz. Peygamber’in annesinin mensup olduğu kolu.

Müellif:

Kabileye adını veren Zühre’nin nesebi Zühre b. Kilâb b. Mürre b. Kâ‘b b. Lüey b. Gālib b. Fihr (Kureyş) b. Mâlik b. Nadr b. Kinâne b. Huzeyme b. Müdrike b. İlyâs b. Mudar b. Nizâr b. Mead yoluyla Adnân’a ulaşır. Zühre’nin soyu Hâris ve Abdümenâf adlı iki oğlundan devam etmiştir. Zühre’nin torunu olup kendi döneminde kabilesinin reisi kabul edilen Vehb b. Abdümenâf, Resûlullah’ın anne tarafından dedesidir. İbn Kuteybe, Zühreoğulları’nın Hz. Peygamber’in dayıları sayıldığını belirtir (el-Maʿârif, s. 129). Resûlullah’ın amcası Hamza’nın ve halası Safiyye’nin annesi Hâle bint Vüheyb, Âmine’nin amcasının kızıydı (a.g.e., s. 119; , s. 221-223).

V. yüzyılın ilk yarısında Kusay b. Kilâb tarafından Kureyş’in Mekke’ye iskânı esnasında aralarındaki yakın akrabalık dolayısıyla Kâbe etrafında yerleştirilen kabileler (Kureyşü’l-bitâh) içinde yer alan Zühreoğulları, İslâmiyet’in zuhuru sırasında da Mekke’nin merkezî kısmında oturmaktaydı. İbn Habîb’in Kureyş kabileleri arasında ilk tefrika örneği olarak aktardığı rivayete göre, Ümeyye b. Abdüşems ile Vehb b. Abdümenâf b. Zühre arasında kıskançlık yüzünden çıkan kavgada Abdümenâfoğulları Ümeyyeoğulları’nın tarafını tutarak Zühreoğulları’nı Mekke’den çıkarmış, fakat Kays b. Adî es-Sehmî’nin anne yönünden akrabaları olan Zühreoğulları için yaptığı baskı sonucu geri dönmelerine izin verilmiştir (el-Münemmaḳ, s. 48-50). Mahreme b. Nevfel’in kumandasında Kureyş kabileleri arasında Ficâr savaşlarına katılan Zühreoğulları Abdümenâfoğulları, Benî Esed, Benî Teym b. Mürre ve Benî Hâris b. Fihr ile birlikte Hilfü’l-mutayyebîn ve Hilfü’l-fudûl içinde yer aldı (, s. 167; el-Münemmaḳ, s. 52-59, 279).

Kureyş’in Benî Hâşim ve Benî Muttalib kolları gibi Mekke döneminde çoğunluğu İslâmiyet’e giren Zühreoğulları arasında Abdurrahman b. Avf, Âmir b. Ebû Vakkās, ve Sa‘d b. Ebû Vakkās gibi ilk müslümanlar, Muttalib b. Ezher, Tuleyb b. Ezher ve Abdullah b. Şihâb gibi Habeşistan muhacirleri vardır. Bu kabileden Hz. Peygamber’in dayısının oğlu olan Esved b. Abdüyegūs b. Vehb ise İslâm düşmanlığıyla tanınmıştır (Zübeyrî, s. 262; İbn Hazm, s. 129). Bedir Gazvesi’ne sebep olan Kureyş kervanında Zühreoğulları’nın temsilcisi sıfatıyla Mahreme b. Nevfel de bulunuyordu (Taberî, II, 427). Zühreoğulları’ndan yaklaşık 100 kişi Bedir’de müslümanlarla savaşmak için Kureyş ordusuna katılmıştı. Fakat kabilenin halîfi Ahnes b. Şerîk’in, Ebû Süfyân idaresindeki ticaret kervanında mevcut hisselerinin emniyet altında olduğunu kendilerine haber vermesi ve Resûl-i Ekrem’le olan akrabalıklarını hatırlatması üzerine geri döndüler (a.g.e., II, 438). Ancak Bedir’e iştirak etmedikleri için Ebû Süfyân, Zühreoğulları’nın ticaret develerini alıkoydu, Mahreme b. Nevfel ve Ahnes b. Şerîk’in araya girmesiyle kendilerine iade etti (Vâkıdî, I, 44-45, 200). Uhud Gazvesi’ne müşrik ordusunda katılan Zühreoğulları’ndan Utbe b. Ebû Vakkās, Hz. Peygamber’in yüzünü yaraladı.

Zühreoğulları, Sa‘d b. Ebû Vakkās’ın komutasındaki Irak fetihleri dahil Hulefâ-yi Râşidîn dönemindeki İslâm fetihlerine iştirak etti. Kabilenin bazı mensupları katıldıkları İfrîkıye fetihlerinde şehid oldu. Zühreoğulları’nın bir kısmı Cemel Vak‘ası’nda Hz. Ali’ye karşı savaşırken bir kısmı Sıffîn’de onun safında yer aldı. 61 (680) yılında Hz. Hüseyin ve taraftarlarının katledildiği Kerbelâ’da orduya kumandanlık ettiği için yakınlarıyla birlikte Muhtâr es-Sekafî tarafından öldürülen Ömer b. Sa‘d gibi istisnalar hariç Zühreoğulları genelde Emevî karşıtı hareketleri desteklediler. Abdullah b. Zübeyr’in Emevîler’e karşı isyanına destek verdiler ve Mekke’yi muhasara eden Husayn b. Nümeyr’e karşı onunla birlikte savaştılar. Zühreoğulları’ndan Câbir b. Esved ve yeğeni Talha b. Abdullah, Abdullah b. Zübeyr’in Medine valiliğini yaptı. Kabilenin bazı mensupları Emevîler’in en güçlü muhaliflerinden olan İbnü’l-Eş‘as’ın saflarında savaşırken öldürüldü. Kabile, Ali evlâdı liderlerinden Muhammed b. Abdullah el-Mehdî’nin 145 (762) yılında Medine’deki ayaklanmasında Abbâsî Valisi Riyâh b. Osman’ın yanında yer aldı. Zühreoğulları mensuplarından bir kısmı Abbâsîler döneminde Mekke, Medine, Bağdat ve Mısır’da kadılık yaptı; beytülmâlde ve şurta teşkilâtında görev yaptı. İbn Hazm, Abdurrahman b. Avf’ın soyundan gelen ve Endülüs’e yerleşen Zührîler’den bahsetmektedir (Cemhere, s. 132). Ünlü muhaddis ve fakih İbn Şihâb ez-Zührî bu kabilenin en meşhur şahsiyetleri arasındadır.


BİBLİYOGRAFYA

, I, 44-45, 200.

Mus‘ab b. Abdullah ez-Zübeyrî, Nesebü Ḳureyş (nşr. E. Lévi-Provençal), Kahire 1982, s. 258-274.

, s. 166, 167, 170, 409-411.

a.mlf., el-Münemmaḳ, s. 48-50, 52-59, 171, 221-223, 279.

, s. 119, 129.

, X, 7-50.

, II, 427, 438, 515; IV, 24-26; V, 575; VII, 552.

, s. 128-135, 158, 190, 242, 464.

, I, 444.

Ömer Rızâ Kehhâle, Muʿcemü ḳabâʾili’l-ʿArab, Beyrut 1402/1982, II, 482.

R. G. Khowry, “Zuhra”, , XI, 564-565.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2013 yılında İstanbul’da basılan 44. cildinde, 544 numaralı sayfada yer almıştır.