ANADOLU EYALETİ

ANADOLU EYALETİ, Osmanlı Devleti’nde XIV. yüzyıl sonlarında kurulan önemli bir eyalet.

Müellif: Mustafa Çetin Varlık

Rumeli eyaletinin teşekkülünden sonra, 1393’te I. Bayezid’in Kara Timurtaş Paşa’yı Ankara’ya Anadolu beylerbeyi olarak tayin etmesiyle kurulmuştur. Eyalet merkezi önceleri Ankara iken Fâtih Sultan Mehmed zamanında Menteşe Beyliği’nin Osmanlı hâkimiyetine alınmasından sonra 1451’de Kütahya’ya nakledilmiş, beylerbeyiliği ise İshak Paşa’ya verilmiştir. Kanûnî Sultan Süleyman’ın şehzadeleri Bayezid ve Selim’in Kütahya’yı idare ettikleri 1550-1558 ve 1562-1566 yıllarında eyalet merkezi tekrar Ankara’ya nakledilmiş, ancak 1566’dan 1893 yılına kadar Kütahya yeniden merkez olmuştur.

Anadolu eyaleti, her birinin başında devlet tarafından tayin edilmiş birer idarecinin bulunduğu sancak veya livâ adı verilen idare bölgelerine ayrılmıştır. Eyaletin kesin olarak hangi sancaklardan meydana geldiğine dair arşiv kayıtları XV. yüzyıla kadar inmektedir. Nitekim II. Bayezid devrinde yapılan tahrirlerin genel sonuçlarını gösteren bir icmal defterinde (BA, MAD, nr. 152) Anadolu eyaletinin on yedi sancaktan meydana geldiği tesbit edilebilmektedir. Bunlar Kütahya, Saruhan (Manisa), Hüdâvendigâr (Bursa), Aydın, Menteşe (Muğla), Bolu, Hamîd (Isparta), Ankara, Kangırı (Çankırı), Kastamonu, Karahisâr-ı Sâhib (Afyon), Kocaeli, Biga, Karesi (Balıkesir), Sultanönü (Eskişehir), Alâiyye (Alanya) ve Teke (Antalya) sancaklarıdır. Bu taksimat XVI. yüzyıl sonlarına kadar devam etmiştir. Nitekim Kanûnî devri başlarında yapılan tahrirlerin sonuçlarını gösteren Anadolu eyaleti icmal defteri (BA, TD, nr. 438; nr. 166) ile bazı teşkilât defterlerinde (TSMA, nr. D. 5246, 8303, 10057) beylerbeyiliğin on yedi sancaktan meydana geldiği görülmektedir. Aynı şekilde Celâlzâde Mustafa Çelebi de XVI. yüzyıl ortalarında buranın on yedi sancaktan ibaret olduğunu belirtmektedir (bk. Tabakātü’l-memâlik, vr. 11b-12a). Ancak XVI. yüzyıl sonlarına doğru eyaletin üç sancağı başka yerlere bağlanmıştır. Alâiyye sancağı yeni kurulan Kıbrıs eyaletine, Biga ve Kocaeli sancakları ayrı ayrı zamanlarda Kaptanpaşa eyaletine (Cezâyir-i Bahr-i Sefîd) bağlanmış, böylece sancak sayısı on dörde düşmüştür. Ayrıca Aydın ve Menteşe sancaklarından ayrılan bazı kazalar (İzmir, Urla, Çeşme, Ayasuluk, Çine, Balat) ile Sığla sancağı kurulmuş, sonunda o da Kaptanpaşa eyaletine dahil edilmiştir.

XVI. yüzyıl başlarında yapılan tahrirlere göre (1520-1535), on yedi sancaklı Anadolu eyaletinde 154 şehir ve kasaba, 160 kaza, 12.527 köy, 1887 Yörük cemaati ve otuz yedi kadar kale bulunmaktaydı. Ayrıca bu tarihlerde eyalet 3 milyona yaklaşan bir nüfusa sahipti. II. Bayezid devrine ait bir icmal defterine göre eyalette 103’ü zaîm, 7500’ü sipahi olmak üzere 7603 timar sahibi bulunmakta ve bunlar 5372 cebelü ile birlikte Anadolu beylerbeyinin idaresi altında sefere gitmekteydiler. 1560-1580 yılları arasındaki tahrirlere göre on dört sancakta 298 zeâmet, 7188 timar olmak üzere toplam 7486 “kılıç” bulunuyor ve bunlar 10.025 cebelü çıkarıyorlardı. 1609’da ise on dört sancaklı eyalet 195 zeâmet, 7166 timar olmak üzere 7311 “kılıç” ve bunların cebelüleriyle yaklaşık 17.000 kadar askere sahipti. Bu rakamlar XVII. yüzyıl ve daha sonraki devirlerde eyalet teşkilâtı değişinceye kadar hemen hemen aynı kalmıştır.

1533-1534 yıllarına doğru eyaletin senelik geliri ve bu gelirin hak sahibi çeşitli zümrelere göre nisbetleri şöyle idi:

Senelik Gelir (akçe)
Padişah hasları26.195.423% 32,83
Diğer haslarla sipah timarları34.620.736 
Bâzdâr timarları401.788% 46,57
Müstahfız timarları2.138.059 
Müsellemlere ait gelir1.243.316 
Piyadelere ait gelir1.413.964% 3,36
Canbâzân gelirleri30.000 
Selâtin vakıfları5.399.995 
Amme vakıfları ve emlâk8.341.679% 17,22
Toplam79.784.960 

Bu dökümden de anlaşılacağı gibi eyalette evkaf ve emlâke ayrılan gelir, mîrîye tahsis edilene göre % 17,22 nisbetindedir. Padişah hasları ise mîrîye ayrılan gelir içinde yaklaşık % 40’a ulaşmaktadır.

Anadolu eyaletinde gelirlerin tesbit edilmesi ve dağıtılması gibi işlerle ilgili olarak beylerbeyiler yanında bir defter kethüdâsı ve timar defterdarının bulunduğu görülmektedir. Ayrıca eyaletin idarî taksimat bakımından diğer bir özelliği de sancak beylerine bağlı bulunmayan kendilerine has teşkilâta sahip piyade ve müsellem ocaklarının varlığıdır. XVI. yüzyıl sonlarında lağvedilene kadar bu teşkilât eyaletin hemen her sancağında bulunmakta ve merkezden tayin edilen kendi beylerinin idaresinde Osmanlı ordusunun geri hizmet kıtalarını teşkil etmekteydi. Ayn Ali Efendi’ye göre eyalette dört müsellem beyi ve on piyade beyi bulunmaktaydı (bk. Kavânîn-i Âl-i Osmân, s. 13-14).

1825 yılına kadar idarî taksimatını koruyan Anadolu eyaleti bu tarihte değişikliğe uğramış ve Kütahya merkez olmak üzere Afyon, Sultanönü ve Ankara’dan ibaret küçük bir idarî birim haline gelmiştir. Bir süre sonra Afyon da eyaletten ayrılmış, nihayet 1841’de Kütahya, Kocaeli, Bolu, Eskişehir, Karesi, Karahisâr-ı Sâhib sancakları ile Hüdâvendigâr vilâyeti teşekkül etmiş, daha sonra Kütahya da müstakil sancak olmuştur.

BİBLİYOGRAFYA

BA, KK, Ruûs, nr. 209, s. 28; nr. 262, s. 40.
BA, TD, nr. 438, 166.
BA, MAD, nr. 152, vr. 2b-166b.
BA, MD, XII, 413/811.
TK, TD, nr. 156.
TSMA, nr. D. 5246, 8303, 10057.
Neşrî, Cihannümâ (Taeschner), I, 86.
Celâlzâde, Tabakātü’l-memâlik, İÜ Ktp., TY, nr. 5997, vr. 11b-12a.
Feridun Ahmed Bey, Münşeâtü’s-selâtîn, İstanbul 1274-75, I, 269.
Ayn Ali, Kavânîn-i Âl-i Osmân, s. 12-14.
Uzunçarşılı, Kütahya Şehri, İstanbul 1932, s. 103-104.
Şerafettin Turan, Kanunî’nin Oğlu Şehzâde Bayezid Vak’ası, Ankara 1961, s. 51.
İ. Metin Kunt, Sancaktan Eyâlete: 1550-1650, İstanbul 1978, s. 125-198.
Mustafa Çetin Varlık, “XVI. Yüzyılda Anadolu Beylerbeyliği, Sancakları ve Kadılıkları Üzerine”, Atatürk Üniversitesi’nin Kuruluşunun XX. Yıl Armağanı, Ankara 1978, s. 19.
Ö. Lütfi Barkan, “Tarihî Demografi Araştırmaları ve Osmanlı Tarihi”, TM, X (1953), s. 11.
a.mlf., “h. 933-934 (m. 1527-1528) Mâlî Yılına Ait Bir Bütçe Örneği”, İFM, XV/1-4 (1955), s. 259.
a.mlf., “Timar”, İA, XII/1, s. 289-290.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1991 yılında İstanbul’da basılan 3. cildinde, 143-144 numaralı sayfalarda yer almıştır.