CELÂLZÂDE MUHYİDDİN AMÂSÎ

Fâtih Sultan Mehmed devrinde şöhret bulan Osmanlı hattatı.

Müellif:

Amasyalı olup meşhur hattat Celâl Amâsî’nin oğlu, Cemal Amâsî’nin kardeşi, Şeyh Hamdullah’ın halazadesidir. Amasya’da valilik yapan Şehzade II. Bayezid’in sanatkârları teşvik ve himaye etmesi sonucu bir kültür ve sanat merkezi haline gelen bu şehirde yetişmiştir. Aklâm-ı sitteyi babasından öğrenerek icâzet aldı. İçinde bulunduğu çevrenin hat sanatına olan rağbet ve desteğiyle kendini yetiştirerek Fâtih devrinin (1451-1481) ünlü hattatları arasına girdi.

Hayatı hakkında çok az bilgi bulunmakla beraber Celâlzâde’nin yaklaşık 100 yıl yaşadığı ve Kanûnî Sultan Süleyman zamanında da hayatta olduğu bilinmektedir. Gülzâr-ı Savâb’da kaydedildiğine göre Kanûnî cülûsunun ilk aylarında, dedesinin dostu Şeyh Hamdullah’ı saraya davet ederek kendisinden bir mushaf-ı şerif yazmasını istedi. Hamdullah ihtiyarlığını ileri sürerek Celâlzâde’yi tavsiye etti. Bunun üzerine Celâlzâde Amasya’dan davet edilerek bir mushaf yazmakla görevlendirildi. Mushafın yazılması bittikten sonra kendisine 1000 filori câize verildi. Ayrıca İstanbul’da kalması için yapılan teklifi kabul etmeyip memleketine döndü ve orada vefat etti.

Anadolu’nun yedi büyük hat üstadından biri kabul edilen Celâlzâde Muhyiddin’in yazısının bilinen tek örneği, Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonunda bulunan nesih hatla yazılmış “Ḳaṣîdetü’l-bürʾe”dir. XV. yüzyıl Osmanlı hattının karakterini taşıyan bu eser, onun Yâkūt el-Müsta‘sımî yolundan farklı, daha sevimli ve yuvarlak harfleriyle yeni bir üslûbun sahibi olduğunu göstermektedir. Menâkıb-ı Hünerverân’da, “Celâloğlu ki hattât-ı cihândır / Nazîri gelmemiş nesh ü celîde” beytiyle onun nesih ve celîde üstat olduğu ifade edilmektedir.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 30.

, s. 19.

, s. 116.

, s. 515.

Mustafa Hilmi Efendi, Mîzânü’l-hat, Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 812, s. 142-143.

Habib, Hat ve Hattâtân, İstanbul 1306, s. 82, 83.

Osman Fevzi Olcay, Amasya Meşâhiri, İÜ Ktp., TY, nr. 9382, s. 150.

, I, 222.

, s. 47, 48.

, II, 515.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1993 yılında İstanbul’da basılan 7. cildinde, 260 numaralı sayfada yer almıştır.