el-MU‘CEMÜ’l-VASÎT

Kahire Arap Dil Kurumu tarafından çıkarılan Arapça sözlük.

Müellif:

1932 yılında kurulan Kahire (Mısır) Arap Dil Kurumu’nun (Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye) kuruluş amaçlarından biri de Arap dilinin tarih içindeki gelişimini gösteren bir sözlük hazırlamaktı. Bu maksatla kurum bir komisyon oluşturarak hazırlanacak sözlüğün planını tesbit etmekle görevlendirdi. Komisyon üyelerinden Alman asıllı şarkiyatçı August Fischer, İngilizce Oxford sözlüğünün dengi Arapça bir sözlük telifine girişti, ancak bu çalışma II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla durdu, kendisinin 1949 yılında ölümüyle de sonuçsuz kaldı. Kurum, onun hazırladığı malzemeyi değerlendirip sözlük haline getirmek istediyse de sadece az bir kısmını yayımlayabildi. Bir yandan bu çalışma devam ederken öte yandan tarihî gelişimi de yansıtan el-Muʿcemü’l-kebîr’in hazırlıkları sürdürülmüş ve on yıllık bir mesaiden sonra 1956’da 500 sayfalık bir örnek cilt uzmanların incelemesine sunulmuştu. Bu arada Mısır Millî Eğitim Bakanlığı’nın 1936 yılında Arap Dil Kurumu’nun ilmî ve teknik terimleri içine alan, şekil ve resimlere de yer veren orta hacimli bir sözlük hazırlamasını talep etmesi üzerine el-Muʿcemü’l-vasîṭ yeniden gündeme geldi ve hazırlanmasına ancak 1940’ta başlanabildi. 30.000 madde başı ve 600 resim ihtiva eden eser yirmi yıllık bir çalışma sonunda tamamlandı.

el-Muʿcemü’l-vasîṭ hazırlanırken geçmişle bugün arasında sağlam bir bağın kurulması amaçlanmıştır. Kurumun genel sekreteri İbrâhim Medkûr’un da belirttiği gibi sözlükte XX. yüzyılın kelimeleriyle Câhiliye ve sadr-ı İslâm devri lafızları bir araya getirilerek dilin çeşitli dönemleri arasına konulan zaman ve mekân sınırları ortadan kaldırılmıştır (el-Muʿcemü’l-vasîṭ, giriş, I, 5-14). Esere alınan kelime ve terimler komisyon, kurum meclisi ve kongre üyelerinin kontrolünden geçmiştir.

el-Muʿcemü’l-vasîṭ’te kelimeler köklerinin ilk harfine göre alfabetik olarak sıralanmış, yabancı dilden gelip Arapçalaştırılmış (muarreb) olanlar da alfabetik tertibe tâbi tutulmuştur. Muarreb câmid kelimelerden türetme yoluna nâdiren gidilmiş, ancak Arapça câmid kelimelerden türetme işleminde bir sakınca görülmemiştir. Kelimelerin açıklanmasında garip ve nâdir kullanımlara yer verilmemiş, eserde âyet, hadis, atasözleriyle şair ve ediplerden örnekler kaydedilmiştir.

Eserde Arap Dil Kurumu’nun Arapça karşılıklarını bularak kullanmayı kararlaştırdığı teknik ve ilmî terimlere de yer verilmiştir. Kurum geniş çaplı bir türetme başlatmış ve Arapçalaştırılan kelimelerden fiil, ism-i fâil, ism-i mef‘ûl vb. kelimeler türetmiştir. Meselâ “telefon”dan ”تلفن“, (telefon etti) fiilini, “mıknatıs”tan (المغناطيس) mâzi (مغطس), ism-i fâil (الممغطِس), ism-i mef‘ûl (الممغطَس) ve yapma masdar (الغناطيسية) türetmiştir. Rivayet asrından sonra kullanılan (müvelled), değiştirilmeden alınan yabancı kelimeler (dahîl) ve yeni dönemde yaygınlık kazanan kelimelerle (muhdes) eski dil âlimlerince yanlış (lahn) kabul edilen lafız ve kullanışlar da sözlüğe alınmıştır. Köklerin türevleri özel bir dizime tâbi tutularak mücerred fiiller -mezîdler, geçişsiz fiiller- geçişliler ve isimler şeklinde sıralanmış, somut anlamlar soyutlardan, hakiki mânalar mecazilerden önce zikredilmiş, sülâsî mücerred fiiller de bablara göre dizilmiştir. Üçlü köklerden (sülâsî mücerred) türeyen fiiller dörtlü, beşli ve altılı kalıplar olarak sıralanmış, ardından dörtlü kök (rubâî mücerred) fiillere ve ondan türeyen kelimelere yer verilmiştir. Fiillerden sonra zikredilen isimler alfabetik olarak dizilmiştir.

Artık kullanılmayan kelimelerle lehçe farklılıklarından doğan eş anlamlı kelimeler sözlüğe alınmamış, bunun yanında yaşayan kelimelerin açıklanmasına özen gösterilmiş, farklı anlam taşıyan fiil bablarının tamamı kaydedilmiş, sülâsî mücerred masdarların en çok bilineni ve bab değişikliği durumunda anlamı da değişen masdarların hepsi zikredilmiş, ism-i fâil ve ism-i mef‘ûllerden alınması zorunlu görülenler fiilleriyle birlikte kaydedilmiş, te’nis “tâ”sı taşımayan müennes kelimelerin sadece bilinmeyenlerine yer verilmiştir.

Genellikle kabul gören el-Muʿcemü’l-vasîṭ’in eleştirilen tarafları arasında kendisine gönderme yapılan bir kısım maddelerin bazan alınmamış olması, bir kelimenin izahında bu kelimeden daha kapalı lafızların kullanılması, resimlerin yeterli sayıda ve kaliteli olmaması, bu yönüyle el-Müncid’e ulaşamaması, istişhâd edilen metinlerin müelliflerinin belirtilmemiş olması zikredilir. el-Muʿcemü’l-vasîṭ’in ilk neşrinden (Kahire 1380-1381/1960-1961) sonra farklı komisyonların incelemesiyle baskıları tekrarlanmış, ayrıca ofset baskıları yapılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
İbrâhim Mustafa v.dğr., el-Muʿcemü’l-vasîṭ, Kahire 1380-81/1960-61, ayrıca bk. giriş, I, 5-14; Hüseyin Atay v.dğr., Arapça-Türkçe Büyük Lûgat, Ankara 1964, Önsöz, s. XXVI; Abdüssemî‘ M. Ahmed, el-Meʿâcimü’l-ʿArabiyye, Beyrut 1389/1969, s. 226-239; Emîl Bedî‘ Ya‘kūb, el-Meʿâcimü’l-luġaviyyetü’l-ʿArabiyye, Beyrut 1981, s. 149-160; Abdülazîz Matar, “el-Muʿcemü’l-vasîṭ beyne’l-muḥâfaẓa ve’t-tecdîd”, Fi’l-Muʿcemiyyeti’l-ʿArabiyyeti’l-muʿâṣıra, Beyrut 1407/1987, s. 495-526.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul’da basılan 30. cildinde, 349-350 numaralı sayfalarda yer almıştır.