FİRİŞTE

FİRİŞTE (فرشته; Muhammed Kāsım Hindûşâh b. Gulâm Alî el-Esterâbâdî, ö. 1033/1623 [?]) Gülşen-i İbrâhîmî adlı Farsça eseriyle meşhur olan tarihçi.

Müellif: Khaliq Ahmad Nizami

960’ta (1553) doğduğu tahmin edilmektedir. Esterâbâd’dan Hindistan’a göç edip Ahmednagar’a yerleşen bir ailenin çocuğudur. Garîbân veya Garîbzâde lakabıyla da anılır. Eserlerinde ailesi ve kendisi hakkında fazla bilgi vermeyen Firişte’nin babası Gulâm Ali Hindûşah el-Esterâbâdî âlim bir kişiydi. Firişte Hindistan’da Şeyh Muhammed el-Mısrî ve Ahmed b. Nasrullah es-Sindî gibi meşhur âlimlerden ders okudu.

Genç yaşta Ahmednagar hâkimi Murtaza Nizamşah’ın (1565-1588) hizmetine giren Firişte onun saray muhafızları arasında yer aldı. Başvezir Mirza Han, Bîcâpûr saltanat nâibi Dilâver Han ile birlikte Murtaza Nizamşah’ı tahttan indirmeye kalkıştığı zaman durumun ciddiyetini anlayan Firişte, Murtaza Nizamşah’a saraydan uzaklaşmasını tavsiye ettiyse de hükümdar onu dinlemedi ve muhalifleri tarafından öldürüldü. Firişte ise eski arkadaşı olan Murtaza Nizamşah’ın oğlu Mîrân Hüseyin sayesinde hayatını kurtarabildi. Ancak onun da kısa bir müddet sonra öldürülmesi üzerine buradan ayrılarak Bîcâpûr’a gitti (1589) ve Bîcâpûr hâkimi II. İbrâhim Âdilşah’ın hizmetine girdi. Cihangir’in saltanatının başlarında II. İbrâhim Âdilşah’ın elçisi olarak Lahor’a giden Firişte’nin bundan sonraki hayatı hakkında bilgi yoktur. Eserinde, Bahadır Han Fârûkī’nin 1033 (1623) yılında ölümüyle ilgili olarak geçen bir kayıt eğer daha sonra ilâve edilmemişse onun bu tarihte hayatta olduğunu gösterir.

Eserleri. 1. Gülşen-i İbrâhîmî (Târîḫ-i Firişte). II. İbrâhim Âdilşah, Mîrhând’ın Ravżatü’ṣ-ṣafâʾ adlı eserinin bir nüshasını Firişte’ye vererek Hindistan’ın geniş bir tarihinin yazılmasını çok arzu ettiğini, daha önce kimsenin bu işe girişmediğini, Nizâmeddin Ahmed Herevî’nin Ṭabaḳāt-ı Ekberî’sinin yetersiz kaldığını ve orada Dekken’e fazla yer ayrılmadığını söyleyip böyle bir eser yazması için onu teşvik etmiş, Firişte de otuz iki kadar eserden faydalanmak suretiyle Gülşen-i İbrâhîmî’yi kaleme almıştır. Müellif eserinde esas itibariyle tarihî kaynaklardan pek çok iktibasta bulunmuş, bu arada şifahî rivayetlere de yer vermiştir. Tuğluklular’ın menşei hakkındaki görüşleri bu şahsî tahkiklerine dayanır. Ancak Firişte’nin bazı hususları değerlendirmede tenkidî kavrayıştan mahrum olduğu görülür. Nitekim Bîcâpûr hâkimi ve hânedanın kurucusu Yûsuf Âdilşah’ın Osmanlı hânedanına mensup olduğuna dair yanlış bilgiyi aynen aktarmıştır. Eserde ayrıca birçok coğrafî hataya rastlanır. Ancak Hindistan tarihini yazarken eski Hindu racalarından başlaması geniş bir tarihçilik anlayışına sahip olduğunu gösterir. Eser, Hindistan’daki müslüman hâkimiyetinin tarihî gelişimini anlatan değerli bir kaynaktır. Nitekim yeni bulunan bazı kitâbe ve paralar onun yazdıklarının güvenilir olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte verilen bilgiler dikkatle ayıklanarak kullanılmalıdır. Mükemmel bir tarih şuuruna sahip olan Firişte sadece siyasî olayları yazmayı hedeflemişse de eserinde yer yer dinî ve kültürel hayat hakkında bazı bilgiler vermiştir. Sade bir üslûpla kaleme alınan eserin günümüze ulaşan erken tarihli iki nüshası mevcuttur. Bunlardan biri 1015 (1606-1607) yılında istinsah edilmiş olup Gülşen-i İbrâhîmî adını taşır. Târîḫ-i Nevresnâme adıyla istinsah edilen öbür nüsha ise 1018 (1609-10) tarihlidir (eserin yazma nüshaları için bk. Storey, I/1, s. 446-448). Gülşen-i İbrâhîmî bir mukaddime, on iki kısım (makale) ve bir hâtimeden meydana gelmiştir. Mukaddimede Hindular’ın inançları, ilk racalar ve İslâmiyet’in Hindistan’a girmesi üzerinde durulur. Asıl eserde Lahor’daki Gazne, Delhi, Dekken, Gucerât, Mâlvâ, Burhânpûr, Bengal, Sind ve Mültan sultanları, Sind, Keşmir ve Malabar emîrleriyle Hint velîleri anlatılır. Hâtimede ise Hindistan coğrafyası, iklimi vb. hakkında genel bilgiler verilir. Târîḫ-i Firişte kısmen veya tam olarak birkaç defa basılmıştır (nşr. J. Briggs – Mīr Khairāt Ali K̲h̲ān, Bombay-Poona 1831-1832; Lucknow 1864-1865; hatalı ve noksan olarak İngilizce trc. J. Briggs, History of the Rise of the Mahomedan Power in India, till the Year A.D. 1612, London 1829; Urduca nşr. Fidâ Ali Tâlib, I-IV, Haydarâbâd 1926-1932 ve Abdülhay Hoca, I-II, Lahor, ts.).

2. İḫtiyârât-ı Ḳāsımî (Destûrü’l-eṭıbbâ). Hint tıbbıyla ilgili olan bu eser bir mukaddime, üç bölüm ve bir hâtimeden ibarettir (yazmaları için bk. Rieu, Suppl., s. 113-114).

3. Muḫtaṣar-ı Besâtînü’l-üns. İhtiyârüddin ed-Dihlevî’nin Besâtînü’l-üns adlı eserinin özetidir (Abdülhay el-Hasenî, V, 397).

BİBLİYOGRAFYA

H. M. Elliot, Bibliographical Index to the Historians of Muhammadan India, Calcutta 1849, s. 310-339.
a.mlf. – J. Dowson, The History of India, as Told by Its Own Historians, Delhi 1990, VI, 206-236.
J. Mohl, Journal des savants, Paris 1840, s. 212-226, 354-372, 392-403.
Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, I, 225-226; Suppl., s. 113-114.
Ethé, Catalogue of the Persian Manuscripts, s. 113-117, 1267-1268.
Abdülhay el-Hasenî, Nüzhetü’l-ḫavâṭır, V, 396-397.
Storey, Persian Literature, I/1, s. 442-450.
Safâ, Edebiyyât, V/3, s. 1709-1711.
Ahmed Gülçîn-i Meânî, Târîḫ-i Teẕkirehâ-yı Fârsî, Tahran 1350 hş., II, 732-733.
Gholam Rasul, The Origin and Development of Muslim Historiography, Dakka 1984, s. 111-114.
T. W. Haig, “Firişte”, İA, IV, 651-652.
P. Hardy, “Firis̲h̲ta”, EI2 (İng.), II, 921-923.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1996 yılında İstanbul’da basılan 13. cildinde, 133-134 numaralı sayfalarda yer almıştır.