GAZZÂL, Ahmed b. Mehdî

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. el-Mehdî b. Muhammed el-Gazzâl el-Himyerî el-Endelüsî (ö. 1191/1777)

Saltanat kâtibi, elçi, edip ve şair.

Müellif:

Fas’ın Fas veya Miknâs şehrinde doğdu. Aslen Endülüs’ün Mâleka şehrinden olan ailesi daha sonra Fas’a gelip yerleşmiştir. Babası Mehdî b. Muhammed, Fas Alevî (Filâlî) Sultanı Mevlây İsmâil’in kâtip ve elçilerinden olup zamanının ediplerinden sayılırdı. Bundan dolayı Gazzâl sultanların ve emîrlerin çevresinde ilim, sanat ve edebiyat üstatlarının bulunduğu ortamlarda Fas ve Miknâs şehirlerinde özel itina ile yetiştirildi. Ayrıca Karaviyyîn Üniversitesi’ni bitirdiği kaydedilmektedir. Gazzâl, Mevlây III. Muhammed’in özel kâtibi ve müsteşarı olarak görev yaptı. Gazzâl’in ilk saltanat kâtipliğine kâtip ve tarihçi Ebü’l-Kāsım ez-Zeyyânî’nin yanında başladığı söylenirse de (Zeyyânî, s. 60), 1182’de (1768) Dîvân-ı İnşâ kâtipliğine başladığını yazması dolayısıyla ondan önce bu göreve geldiği ve görevinde reîsülküttaplığa kadar terfi ettiği, bu sebeple yabancı devletlerin kralları, vezirleri, Mağrib’deki konsolos ve elçileriyle yazışmalar yaptığı, hatta unvanını taşımasa bile Hâriciye veziri sıfatıyla çalıştığı anlaşılmaktadır. Avrupa kralları ve bakanlarıyla, onların Mağrib’deki konsolos ve elçileriyle yazışmalarını kapsayan, güzel hattıyla kaleme alınmış bazı mektupların mikrofilmleri, Fransa ve İspanya’daki arşivlerden getirilmiş olarak Rabat Kraliyet Sarayı’ndaki el-Vesâiku’l-melekiyye müdürlüğünde bulunmaktadır.

Mevlây III. Muhammed 1178 (1764) yılı sonlarında İspanya’daki müslüman esirlerden acıklı durumlarını dile getiren bir mektup alınca İspanya Kralı III. Karlos’a esirlere iyi davranma, esir değişimi ve barış antlaşmasıyla ilgili bir mektup yazdı; kral da sultana papaz Bartolome Jiran başkanlığında bir heyet gönderdi (1179/1765). Bunun üzerine III. Muhammed barış antlaşması yapmak, esir değişimini gerçekleştirmek, bazı İslâmî kitapların yazmalarını getirmek üzere Gazzâl’in de içinde yer aldığı bir heyeti İspanya kralına yolladı. Sultan, Gazzâl’den uğradığı yerlerde bulunan tarihî eserleri, özellikle İslâmî döneme ait olanları, ayrıca halkın örf ve âdetlerini kaydedip kendisine seyahatnâme şeklinde takdim etmesini istedi. Miknâs’tan Tanca’ya ve oradan Sebte’ye (Ceuta) geçen heyet 1179 Zilkade-Zilhicce (Nisan-Mayıs 1766) aylarında buradan hareket edip Madrid’e vardı. 1180 Safer-Rebîülevvelinde (Temmuz-Ağustos 1766) kralın huzuruna çıkarak barış antlaşmasına ve müslüman esirlerin iadesine ilişkin görüşmeler yaptı. Heyet aynı yılın kasım ayında Madrid’den Kâdiş’e vardı, oradan da hürriyetine kavuşturulan esirler ve bazı yazma eserlerle birlikte geri döndü. Bu arada Gazzâl sultanın istediği İspanya seyahatnâmesini yazıp kendisine takdim etti. Ardından kral sultana yazdığı bir mektupta ülkesinde hiçbir Mağribli esir kalmadığını, Cezayirli esirlerin değişimi için de aracılık etmesini talep edince sultan aynı heyeti Cezayir’e gönderdi ve orada tutuklu bulunan İspanyol esirlerin karşılığında 1600 Cezayirli esirin hürriyetine kavuşmasını sağladı. III. Muhammed’in 1187’de (1773) İspanya’nın işgali altındaki Melîle (Melilla) şehrini kuşatması üzerine kral bu hareketin Gazzâl tarafından yazılan barış antlaşmasına aykırı olduğunu hatırlattı. Zira sultan bu barış antlaşmasının yalnız denizlerde geçerli olmasını ifade etmesine rağmen antlaşmada ya Gazzâl’in hatası veya İspanyollar’ın metin üzerinde tahrifat yapmaları sonucu barışın hem karada hem denizde geçerli olduğu kaydedilmişti. Bunun üzerine sultan geri çekilmek zorunda kaldı ve Gazzâl’i görevinden azletti. Fas şehrindeki evine kapanan Gazzâl üzüntüsünden görme duyusunu kaybetti ve 5 Cemâziyelâhir 1191 (11 Temmuz 1777) tarihinde vefat ederek Fas’ta Kalkaliyyîn semtindeki Şeyh Abdülkādir b. Ali el-Fâsî Zâviyesi avlusuna defnedildi. İbn Sûde’nin verdiği bu tarihe karşılık Abdülvehhâb b. Mansûr ve Simlâlî 15 Cemâziyelevvel’de (21 Haziran) öldüğünü yazar. Şiir sanatının özellikle övgü temasında mâhir olan Gazzâl döneminin şiir akımına uyarak başta cinas olmak üzere bedîî süslere ağırlık vermiş, tersinden de okunabilen ve ayrı bir anlam ifade eden beyit ve kıtalar nazmetmiştir. Özellikle Sultan III. Mevlây Muhammed’le ilgili methiyeleri arasında uzun “râiyye”si klasik kaside tarzının güzel örneklerinden biridir.

Eserleri. 1. Netîcetü’l-ictihâd fi’l-mühâdene ve’l-cihâd. Gazzâl’in İspanya dönüşünde sultana takdim ettiği seyahatnâmesidir. Eserde müellif uğradığı yerlerdeki tarihî yapıları, özellikle İslâmî eserleri, ayrıca sosyal ve siyasal durumu, örf, âdet ve gelenekleri, heyet için yapılan karşılama törenlerini ve kralla görüşmelerini anlatmış, bu konularda kişisel yorum ve düşüncelerine de yer vermiştir. Seyahatnâmenin Kurtuba Camii’ni tasvir eden bölümünü A. Gourguos, Arapça metniyle birlikte neşretmiş (“Ambassade marrocaine en Espagne au XVIIIe siècle. Extrait de la relation d’un voyage en Espagne”, RAfr., V [1861], s. 456-467), M. Bodin de seyahatnâmenin Fransızca özetini yayımlamıştır (“Une rédemption de captifs musulmans en Espagne au XVIIIe siècle, d’après la relation manuscrite d’un envoyé de S. M. le Sultan du Maroc”, Archives berbères, III [1918], s. 145-185). Alfredo Bustânî, seyahatnâmeyi Madrid Millî Kütüphanesi’ndeki yazma nüshasına dayanarak yayımlamış (Tıtvân 1941), ancak hıristiyan olan nâşir inancıyla uyuşmayan bazı cümle, ibare ve sayfaları çıkarmıştır. Kitabın tam neşri Riḥletü’l-Gazzâl ve sefâretühû ile’l-Endelüs adıyla İsmâil el-Arabî tarafından gerçekleştirilmiştir (Beyrut 1980). 2. en-Nûrü’ş-şâmil fî menâḳıbi faḥli’r-ricâli’l-kâmil (Kahire 1348). Miknâs’ta medfun Îseviyye tarikatı kurucusu Muhammed b. Îsâ es-Sibâî el-Hasenî el-Fehdî’nin menkıbelerine dairdir. Gazzâl bu tarikata Abdüsselâm b. Ahmed Berrâde vasıtasıyla girdiğini kaydetmektedir. 3. Kerâmâtü’ş-Şeyḫ Muḥammed b. ʿÎsâ. Önceki eserin bir muhtasarı mahiyetindedir (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 12377, vr. 39-58; Melik Suûd Üniversitesi Ktp., nr. 5129, mikrofilm). 4. el-Yevâḳītü’l-edebiyye bi-cîdi’l-memleketi’l-Muḥammediyye. Fas Alevî Sultanı Mevlây III. Muhammed hakkında bir methiyedir (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 12259, vr. 73-91). 5. el-Uṭrûfetü’l-hendesiyye ve’l-ḥikmetü’ṣ-ṣaṭranciyyetü’l-ünsiyye. Yine Mevlây III. Muhammed’in methine dairdir. Müellif eserinde satranç konusunda kendine has tarza ilişkin bilgilere de yer vermiştir (el-Hizânetü’l-Haseniyye, nr. 12259, vr. 92-102). 6. Netîcetü’l-fetḥi’l-müstenbeṭa min sûreti’l-Fetḥ. Mevlây III. Muhammed hakkında methiyedir (son üç eserin muhtevası için bk. İbn Zeydân, İtḥâf, III, 341-343). 7. Netâʾicü (Nüzhetü)’l-iḥsân ve mefâtîḥu’ṣ-ṣılâti’l-ḥisân. Devrin kumandanlarından Ahmed b. Kāid Ali er-Rîfî’ye takdim edilmiş olup onun methine dair kasideleri içeren bir divandır (İbn Sûde, Delîlü’l-müʾerriḫi’l-Maġribi’l-aḳṣâ, II, 414).

BİBLİYOGRAFYA :

Zeyyânî, et-Tercümânetü’l-kübrâ fî aḫbâri’l-maʿmûr berren ve baḥren (nşr. Abdülkerîm el-Fîlâlî), Rabat 1412/1991, s. 60-61; Selâvî, el-İstiḳṣâ, IV, 99-100, 107, 114; M. Beşîr Zâfir el-Ezherî, el-Yevâḳītü’s̱-s̱emîne, Kahire 1325/1908, s. 54; Ahmed en-Nemîşî, Târîḫu’ş-şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ bi-Fâs, Fas 1925, s. 83; H. Pérès, l’Espagne vue par les voyageurs musulmans de 1610 à 1930, Paris 1937, s. 19-40; Y. S. Allûş – Abdullah er-Recrâcî, Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿArabiyyeti’l-maḥfûẓa fi’l-Ḫizâneti’l-ʿâmme bi-Rabâṭ, Paris 1958, II, 234-235; Abdüsselâm b. Abdülkādir İbn Sûde, Delîlü müʾerriḫi’l-Maġribi’l-aḳṣâ, Dârülbeyzâ 1965, I, 124, 167, 174, 234-235; II, 366-367, 414; a.mlf., İtḥâfü’l-müṭâliʿ bi-vefeyâti aʿlâmi’l-ḳarni’s̱-s̱âlis̱ ʿaşer ve’r-râbiʿ (nşr. Muhammed Haccî), Beyrut 1417/1997, I, 43; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, II, 393-394; C. Zeydân, Âdâb, III, 326; Menûnî, el-Meṣâdirü’l-ʿArabiyye li-târîḫi’l-Maġrib, Dârülbeyzâ 1403/1983, I, 226-227, 230, 231; İdrîs b. Mâhî el-Kaytûnî, Muʿcemü’l-maṭbûʿâti’l-Maġribiyye, Selâ 1988, s. 259; İbn Zeydân, el-Menzeʿu’l-laṭîf fî mefâḫiri’l-Mevlâ İsmâʿîl b. eş-Şerîf (nşr. Abdülhâdî et-Tâzî), Dârülbeyzâ 1413/1993, s. 145; a.mlf., İtḥâfü aʿlâmi’n-nâs, Kahire 2008, III, 338-343; Abdülvehhâb b. Mansûr, Aʿlâmü’l-Maġribi’l-ʿArabî, Rabat 1419/1998, VI, 394-412; M. Abdullah İnân v.dğr., Fehârisü’l-Ḫizâneti’l-Ḥaseniyye, Rabat 1421/2000, I, 73-74, 271; II, 1039-1041, 1139; Muhammed b. Ca‘fer el-Kettânî, Selvetü’l-enfâs (nşr. Abdullah Kâmil el-Kettânî v.dğr.), Dârülbeyzâ 1425/2004, I, 376; “Kitâbü Netîceti’l-ictihâd fi’l-mühâdene ve’l-cihâd”, el-Meşriḳ, XLI, Beyrut 1947, s. 459-460; J. S. Álvarez, “La difusión de la arqueología y del patrimonio arqueológico de Andalucía a través de la literatura ilustrada de viajes”, Cuadernos Dieciochistas, IX, Salamanca 2008, s. 96-99; “al-G̲h̲azzāl”, EI2 Suppl. (İng.), s. 325-326.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul’da basılan (gözden geçirilmiş 2. basım) EK-1. cildinde, 468-469 numaralı sayfalarda yer almıştır.