İBADAN

Nijerya’nın güneybatısında bir şehir.

Müellif:

Oyo eyaletinin merkezi ve ülkenin Lagos’tan sonra ikinci büyük şehridir. Sahilden yaklaşık 160 km. kuzeyde yedi küçük tepe ile bunların arasındaki vadiler üzerinde kurulmuştur. Kurulduğu yerin orman ve savan bölgelerinin sınırında bulunmasından dolayı Yoruba dilinde “savan kıyısı” anlamına gelen Eba Odan’dan bozulma İbadan adıyla anılır. İklimi sıcak ve rutubetli olup mart ayının ortasından eylüle kadar yağmurlu, kasımdan marta kadar da kuru geçer. Nüfusu 1.584.668’dir (1999 tah.). Bunun % 90’ını Oyo, İfe, İleşa, Ebga ve İcebular’dan meydana gelen Yoruba halkları, geri kalanını da Hevsâ ve Fûlânîler gibi diğer Nijeryalılar ile az sayıdaki Avrupalı, Amerikalı ve Asyalı yabancılar oluşturur. Şehirde müslümanların oranı % 70’e yaklaşırken ikinci sırayı hıristiyanlar alır; mahallî dinlere mensup olanlar son derece azdır. 1913’te yapılan bir sayıma göre İbadan’da yaşayanların ancak % 35’i müslümandı; bu oran 1953’e kadar % 60’a ulaştı. Bunlardan Kādiyânî (Ahmediyye) olan küçük bir grubun dışındakilerin tamamı Sünnî ve Mâlikî’dir.

İbadan’a İslâmiyet kuzeyden gelen tüccarlar ve dâîler (tebliğciler) vasıtasıyla girmiştir. 1830’larda İlorin’den gelen Hevsâlı Ahmed Kıfu ve Osman b. Bekir adlı iki din adamı kurdukları medreselerde hocalık yaparak İslâm’ı yaymaya çalıştılar ve kısa zamanda burayı İslâmî eğitim merkezi haline getirdiler. XIX. yüzyıl boyunca idareciler İslâmiyet’in önemini görerek imam tayinlerini bizzat üstlendiler. Aynı yüzyılın ortalarından itibaren bölgede gücünü hissettiren İngiltere’nin burayı sömürge yönetimine katması üzerine halk kilisenin ve misyonerlerin yoğun faaliyetlerine karşı bir tedbir ve tepki olarak gruplar halinde İslâm’a girmeye başladı. Bugün İbadan’da din eğitimi, camilerin kuruluşu ve bakımıyla ilgilenen resmen teşkilâtlanmış pek çok İslâmî dernek ve cemaat mevcuttur. Merkez Camii’nin yönetimi ve her türlü meseleleriyle ilgilenen ulemâ konseyi, bu caminin başimamı ile iki yardımcısını seçme yetkisine de sahiptir. Şehirde Kur’an, hadis, fıkıh ve tefsir gibi dinî ilimlerin okutulduğu orta öğretim seviyesinde çeşitli okullar faaliyet halindedir. Bu okulların başlıcaları şunlardır: Islamic High School, Isabat-ud-Deen Girls Grammar School, Ahmediyye Grammar School, el-Ma‘hedü’l-Arabî en-Nîcîrî, Medresetü’n-Nehdati’l-Arabiyye, Medresetü’l-Mübâreke. Bunların dışında Council of Muslim Youth Organisations, Muslim Sisters Organisation gibi dinî kuruluşlar da faaliyet göstermektedir.

Avrupalı sömürgecilerin istilâsından önce ortaya çıkan İbadan’ın ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. XIX. yüzyılın başlarında, bugünkü şehrin altında kalan yedi tepeden Mapo’nun üzerinde küçük bir köy vardı. 1820 yıllarında Oyo Devleti’nde meydana gelen iç çatışmalardan kaçan bir grup Yoruba askeri buraya gelerek köyün yakınında kamp kurdu. Bu sırada Oyo Devleti iç karışıklıklar ve dış baskılar sebebiyle yıkılma sürecine girmişti; kuzeydeki Fûlânîler güneye doğru ilerleyerek Yorubalar’ın ülkesine nüfuz etmekteydiler. Bu sebeple Mapo yakınındaki askerî kamp karışıklıklardan kaçan göçmenlerin sığınağı oldu ve daha sonraki yıllarda hızla büyüyerek 1850’lerde 60.000 nüfuslu bir şehir haline geldi; yüzyılın ikinci yarısında da gelişimini sürdürerek diğer tepeleri kapladı. XX. yüzyılın başında (1911) 175.000’i aşkın nüfuslu, etrafı surlarla çevrili müstahkem bir şehir devleti durumundaydı. Günümüzde surların kuşattığı alanın çapı 5 kilometredir. İbadan İngiliz sömürge idaresinin denetimine geçince mahallî önderlerin etkisi azaldı. Şehir daha sonra Oyo hükümdarının (Alafin) hukukî ve dinî otoritesine bağlandıysa da bu bağlılık çok zayıf olduğundan kısa sürede son buldu. Sömürge yönetiminin, bölgenin iç kesimlerinde elde edilen kakao gibi ürünleri sahile ulaştırmak amacıyla Lagos’tan buraya demiryolu döşemesi ve ardından bu hattı kuzeydeki Kano’ya kadar uzatması üzerine İbadan’ın ekonomik hayatında büyük bir canlılık meydana geldi; II. Dünya Savaşı’ndan sonra Nijerya sömürgesi üç federe bölgeye ayrılınca İbadan, Yorubalar’ın çoğunlukta bulunduğu Batı Nijerya’nın, bağımsızlığın kazanılmasından (1 Ekim 1960) sonra da Oyo eyaletinin merkezi oldu.

Günümüzde Lagos’a ve kuzeydeki şehirlere demiryoluyla bağlı olması avantajından başka işlek bir havaalanına da sahip bulunan İbadan Nijerya’nın en önemli ticaret, endüstri ve eğitim merkezlerinden biridir. Çevresindeki verimli topraklarda gelişmiş bir tarım (pamuk, tütün, kakao, hurma) yapılan şehrin ekonomik hayatında ticaret, el sanatları, iplik eğirme ve boyama, dokumacılık, çömlekçilik, demircilik, mobilyacılık, matbaacılık ve motor-otomobil tamirciliği gibi küçük çapta endüstri kolları önemli yer tutmaktadır. Aynı zamanda bir ilim ve kültür merkezi olan İbadan’da üniversite öğretimi, 1934’te sömürge yönetiminin ihtiyaç duyduğu memurların yetiştirilmesi için kurulan Yaba Higher College’la başlamıştır. Daha sonra 1948’de bağımsızlıktan sonraki adıyla İbadan Üniversitesi açılmış ve kısa sürede ülkenin en önemli üniversitesi haline gelmiştir; halen bünyesinde barındırdığı pek çok fakülte ve enstitü ile yerli ve yabancı öğrencilere eğitim vermektedir. Bunların dışında şehirde çeşitli teknik enstitülerle araştırma kurumları da bulunmaktadır. Ülkenin en geniş kitap koleksiyonuna sahip üniversite kütüphanesiyle başşehirdeki millî arşivin bir kolu da yine buradadır.


BİBLİYOGRAFYA

K. M. Buchanan – J. C. Pugh, Land and People in Nigeria, London 1962, s. 69-70, 200, 208-215.

P. C. Lloyd – A. L. Mabogunje, The City of Ibadan, London 1967.

H. D. Nelson v.dğr., Nigeria: a Cauntry Study, Washington 1979, s. 183, 187, 201-203.

R. M. Wren, “Yoruba”, , II, 872-876.

J. S. Trimingham, A History of Islam in West Africa, Oxford 1985, s. 230-231.

Abdur Rahman I. Doi, “Islamic Education in Nigeria: 11th Century-20th Century”, Muslim Education Quarterly, II/2, Cambridge 1985, s. 68-81.

A. Cohen, “Ibadan”, , III, 667-668.

“Nijerya”, Gelişim Büyük Coğrafya Ansiklopedisi, İstanbul 1981, VI, 1696.

“Ibadan”, , IX, 140-143.

“Ibadan”, , XI, 333.

Muhammed Hasan Gencî, “İbâdân”, , II, 304-308.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1999 yılında İstanbul’da basılan 19. cildinde, 232-233 numaralı sayfalarda yer almıştır.