ÎS SERİYYESİ

Hz. Peygamber’in Kureyş kervanı üzerine Zeyd b. Hârise kumandasında gönderdiği seriyye.

Müellif:

Îs, Mekke-Medine arasında Kızıldeniz sahilinde bir yerin adıdır. Cüheyne kabilesinin arazisi olan Îs, Mekke’den Suriye’ye giden ticaret yolu üzerinde bulunuyordu. Kervancılar, Îs-i Zenbânî diye anılan bir suyun da olduğu bu ağaçlık mevkide dinleniyorlardı. Hz. Peygamber, hicretin 7. ayında (Ocak 623) Sîfülbahr veya Hamza b. Abdülmuttalib seriyyesi denilen ilk seriyyeyi de buraya göndermişti (bk. HAMZA).

Resûl-i Ekrem, hicretin 6. yılı Cemâziyelevvelinde (Ekim 627) Suriye’den dönmekte olan Kureyş’e ait bir ticaret kervanını ele geçirmek için Zeyd b. Hârise kumandasında 170 kişilik bir süvari birliğini Îs’e gönderdi. Kervanda, Hz. Peygamber’in büyük kızı Zeyneb’in müşrik olduğu için ayrıldığı eşi Ebü’l-Âs da vardı. Ebü’l-Âs’ın yanında Safvân b. Ümeyye’ye ait külliyetli miktarda gümüş ve Kureyş müşriklerine ait değerli mallar bulunuyordu. Süvari birliği kervanı kuşattı, kervancıları esir alıp mallarına el koydu. Esirler ve ele geçen mallar Medine’ye getirildi. Resûl-i Ekrem ganimeti seriyyeye katılanlar arasında pay etti. Zeyd’in kumandasındaki birliğin özel olarak kervan için gönderilmediği, kervana rastladığı da rivayet edilir (Nûreddin el-Halebî, III, 175 vd.; Zürkānî, II, 187).

Îs’te müslümanlara esir düşmekten kurtulan Ebü’l-Âs, geceleyin Medine’ye gelerek Zeyneb’den kendisine eman vermesini istedi (İbn Hişâm, II, 303; Taberî, II, 470). Ebü’l-Âs’ın esirlerle birlikte Medine’ye getirildiği de nakledilir (İbn Sa‘d, II, 87; Belâzürî, I, 398-399). Teyzesinin oğlu ve iki çocuğunun babası olan Ebü’l-Âs’ın durumu Zeyneb’i üzmüştü. Bir sabah namazı sırasında hücre-i saâdetin mescide açılan kapısından, bir rivayete göre ise kadınların namaz kıldığı bölümden yüksek sesle ona eman verdiğini ilân etti. Hz. Peygamber kızına, müşrik olduğu için Ebü’l-Âs ile beraberliğinin mümkün olmadığını, ancak İslâm’ın da reddetmediği himaye geleneğine uygun olarak isteğini kabul ettiğini belirtti. Zeyneb, ayrıca babasından Ebü’l-Âs’a emanet edilen malların iadesini talep etti. Resûl-i Ekrem de durumu sefere katılanlara açtı ve ganimetin hakları olduğunu, ancak iyilikte bulunup geri verirlerse bundan hoşnut kalacağını söyledi. Bunun üzerine müslümanlar ganimetten paylarına düşen malları iade ettiler. Ebü’l-Âs, malları Mekke’ye götürüp sahiplerine teslim ettikten sonra müslüman olduğunu bildirdi. Vâkıdî ve İbn İshak’a göre bu olay Hudeybiye Antlaşması’ndan önce gerçekleşmiştir; Mûsâ b. Ukbe ise Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra veya o sırada meydana geldiğini nakleder. Bu rivayete göre kervanı Ebû Basîr, Ebû Cendel ve arkadaşları ele geçirmişlerdir (İbn Kayyim el-Cevziyye, III, 282-283).


BİBLİYOGRAFYA

, I, 5; II, 553-554.

, II, 302-304.

, II, 87; VIII, 32-33.

, I, 377, 398-399.

, II, 470-471, 641.

İbn Hibbân, es-Sîretü’n-nebeviyye ve aḫbârü’l-ḫulefâʾ (nşr. el-Hâfız es-Seyyid Azîz Bek), Beyrut 1408/1987, s. 271.

, IV, 45.

, II, 140.

, III, 282-284.

Nûreddin el-Halebî, İnsânü’l-ʿuyûn, Beyrut, ts. (Darü’l-ma‘rife), III, 175-178.

Zürkānî, Şerḥu’l-Mevâhib, Kahire 1271, II, 187-190.

, I, 327-332; VI, 60-68.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2000 yılında İstanbul’da basılan 22. cildinde, 465 numaralı sayfada yer almıştır.