MECELLE-i UMÛR-ı BELEDİYYE

Osman Nuri Ergin’in (ö. 1961) belediyecilik, şehir ve medeniyet tarihiyle ilgili eseri.

Müellif:

Adının işaret ettiği alanın ötesinde eser din, kültür, sanat, siyaset, iktisat, müesseseler ve medeniyet tarihi hakkında insanlık mirasını yer yer mukayeseli olarak değerlendiren bir külliyattır. Aynı zamanda Türkiye’de belediyecilik alanında ilk ve en kapsamlı çalışma olma özelliğini hâlâ korumaktadır. Yirmi iki yıllık belediye memuriyet hayatı bulunan Osman Nuri pek çok evrak ve belgeyi toplayarak bir arşiv oluşturmuş, bu çalışma kendisine zengin ve sağlam bir zemin hazırlamıştır. Bu arşivin yanı sıra konuyla ilgili Doğu ve Batı’daki temel kaynakları kullanarak, ayrıca şahsî tecrübelerini, özel bilgilerini, yazışmalarını değerlendirerek 4722 sayfayı bulan bir külliyat ortaya çıkarmıştır. Eserin 1776 sayfa tutan ilk cildi telif olup diğer ciltleri ferman, irade, kanun, nizam, tâlimat, imtiyâzât, mukavelât vb. metinleri ihtiva etmektedir. Mecelle, müellifin şehir ve belediyecilik tarihiyle ilgili yayımladığı ondan fazla eserin en önemlisi olduğu gibi muhtevası, telif tarzı, kaynak kullanımı ve hacmi itibariyle bu alanda dünya dillerindeki metinler arasında da ayrı bir yeri vardır. 

Mukaddimede Mecelle-i Umûr-ı Belediyye’nin nasıl ortaya çıktığını anlatan Osman Nuri, II. Meşrutiyet’in ardından hükümet ve devlet teşkilâtı arasında belediyenin konumunu gösteren çalışmalara başlandığı sırada kendisinin şehremaneti arşivini düzenlemekle görevli Hazîne-i Evrâk başkâtipliğine tayin edildiğini, karşılaştığı engellemelere rağmen önce II, III ve IV. ciltleri kısa sürede tamamladığını, V. cildin araya savaşın girmesi yüzünden dört yıl sonra hazır olabildiğini, son olarak da eserin teorik çerçevesini teşkil eden I. cildi telif ettiğini söylemektedir.

Çalışmanın en özgün ve önemli kısmını oluşturan, “Târîh-i Teşkîlât-ı Belediyye” başlıklı I. cildi beş kısma ve her kısım bab ve fasıllara ayrılmıştır. Mukaddimenin arkasından belediye kavramı hakkında bilgi verilmekte, ardından birinci kısım başlamaktadır. Bu ciltte yer alan bazı başlıklar Batı’da şehir ve belediye teşkilâtı tarihi, İslâm kültüründe belediyeye dair hususlar, İslâm ülkelerinde belde ve belediye işleriyle ilgili görevliler, esnaf teşkilâtları, halkın iâşesi ve narh işlerine dair meseleler, zâbıta görevleri ve tarihçesi, imar, inşa, yol tahsisi ve itfaiye teşkilâtı gibi hususlar yer almaktadır. Eserin üçüncü kısmı asıl konuyu oluşturan Osmanlı topraklarında belediye teşkilâtına ayrılmıştır. İlk planlamada cildin sonunda İstanbul şehreminlerinin hal tercümesinin yazılması düşünülmüş ve bununla ilgili çalışma tamamlanmışken hacim yüzünden bundan vazgeçilerek sadece şehreminlerinin isimlerini ve görev sürelerini bildiren liste ile yetinilmiştir. I. cildin sonunda isim, münderecat ve kaynaklara ait genel bir indeks vardır.

Müellif eserine konuyla doğrudan ilgili olmamakla birlikte devrindeki bazı siyasî tartışmalara dair görüşlerini de yansıtmıştır. Ergin ayrıca Doğu ve Batı geleneklerinde şehir hayatının gelişiminin farklı olmasından dolayı belediyecilik teşkilâtı ve hizmetlerinin değiştiğini, gerek şehirlerin gerekse belediyeciliğin yapısında orada yaşayanların millî vasıflarına uygun olarak gelişme görüldüğünü ve medeniyetlerin yükselişinde sivil toplum kurumlarının gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede belediye yönetimlerinin halk tarafından belirlenmesi, kendi alanlarında yargı yetkisine sahip olmaları ve belediyelerin yetki alanlarında merkezî idarenin vesâyeti altına girmemeleri gerektiğini de anlatır.

Mecelle-i Umûr-ı Belediyye, Osmanlı geleneği çerçevesinde yer yer ayrıntı sayılabilecek uzun bölümler ihtiva eden, bazan maksat dışında başka konulara geçip bilgi birikimini yansıtırcasına izahata giren, müellifin zaman zaman dinî, idarî ve siyasî görüşlerini satır aralarına serpiştirdiği kırkambar türü bir çalışma özelliği taşımaktadır. Bu haliyle eser, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin çöküş devri ve Cumhuriyet’in kuruluş dönemini birlikte yaşamış muhafazakâr aydınların iki dönemi telif gayretlerinde nasıl bir ruh hali taşıdıklarını da yansıtması bakımından önemlidir.

Beş cilt halinde yayımlanan eser (1330-1338), Latin harflerine aktarılarak son cildi indeks olmak üzere dokuz cilt halinde İstanbul Belediyesi tarafından tekrar neşredilmiştir (1995). Mukaddimesinden, müellifin diğer eserleri İstanbul Şehreminleri (İstanbul 1927) ve İstanbul Şehri Rehberi’nin (İstanbul 1936) esasen Mecelle içinde düşünüldüğünü, ancak eserin hacmi çok genişleyince bunların ayrı olarak basıldığı anlaşılmaktadır. Osman Nuri’nin Muhtasar Mecelle-i Umûr-ı Belediyye adlı bir neşri daha vardır (İstanbul 1337). Bu eser Küçük Mecelle-i Umûr-ı Belediyye başlığıyla da yayımlanmıştır (İstanbul 1340).


BİBLİYOGRAFYA

Osman Nuri [Ergin], , I-V, İstanbul 1330-38.

Emin Nedret İşli, Osman Nuri Ergin: Hayatı ve Eserleri, İstanbul 2003, s. 1-9.

Mehmet Ali Gökaçtı, “Ölümünün Kırkıncı Yılında Türk Belediyeciliğinin Anıt İsmi: Osman Nuri Ergin”, , XXXVI/221 (2001), s. 7-15.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2003 yılında Ankara’da basılan 28. cildinde, 235-236 numaralı sayfalarda yer almıştır.