NÂTIFÎ

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Muhammed b. Ömer en-Nâtıfî et-Taberî (ö. 446/1054)

Hanefî âlimi.

Müellif:

Taberî nisbesinden Taberistan’da doğduğu veya aslen buralı olduğu anlaşılmaktadır. Hocaları Ebû Hafs İbn Şâhin (ö. 385/995) ve Ebû Abdullah Muhammed b. Yahyâ el-Cürcânî’nin (ö. 397/1007) vefat tarihlerine bakılırsa IV. (X.) yüzyılın son üçte birlik dilimi içinde doğmuş olmalıdır. Diğer kaynakların aksine Kefevî ve Abdülhay el-Leknevî dedesinin adını Amr şeklinde zikreder. “Nâtıfî” nisbesi bir tür helva imalât ve satışı mesleğiyle ilgilidir. Irak Hanefî fukahasının önde gelenlerinden, “vâkıât ve nevâzil” türünde eser veren âlimlerden olan Nâtıfî’nin fıkıh tahsili silsilesi Ebû Abdullah el-Cürcânî, Ebû Bekir el-Cessâs, Ebü’l-Hasan el-Kerhî, Ebû Saîd el-Berdaî, Ebû Hâzim el-Kādî ve Îsâ b. Ebân vasıtasıyla Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî’ye ulaşır. Bağdat’ta yaşadığı, burada ders verdiği ve 446 (1054) yılında Rey’de vefat ettiği kaydedilir. Bazı kaynaklarda Bağdat’ta öldüğü belirtilmektedir. Hanefî fakihlerini yedi tabakaya ayıran Kınalızâde’nin tasnifinde Nâtıfî, Kudûrî ve Burhâneddin el-Mergīnânî ile birlikte mezhep imamlarından herhangi bir rivayetin bilinmediği meselelerde ictihadda bulunabildiği kaydedilen beşinci tabaka (ashâbü’t-tercîh) içinde yer alır. Gerek kendi eserlerinde gerekse diğer kaynaklarda nakledilen kendine has görüş ve tercihleri de bunu göstermektedir (Cümelü’l-aḥkâm, neşredenin girişi, s. 69-70; el-Ecnâs ve’l-furûḳ, hazırlayanın girişi, s. 11-17). Bağdat’ta uzun süre öğretimle meşgul olmasına rağmen öğrencileri arasında yalnız Kadı Ebû Tâhir Saîd (Utayk) er-Râzî’nin adı anılmaktadır (Kureşî, II, 514).

Eserleri. 1. el-Ecnâs ve’l-furûḳ. Hanefî fıkhında benzer meselelerin ve aralarındaki farkların muhtasar bir şekilde anlatıldığı eser daha sonra Ebü’l-Hasan Ali b. Muhammed b. İbrâhim el-Cürcânî tarafından Hâkim eş-Şehîd’in el-Kâfî isimli kitabının sistematiği esas alınarak tertip edilmiştir. Bu klasik tertibe göre düzenlenmekle birlikte eser diğer fürû kitapları gibi her konuyu bütünüyle ele almamakta, sadece benzer meselelerle aralarındaki farkları incelemektedir. Hanefî imamlarının yanında Şâfiî mezhebine ait görüşlere de yer veren Nâtıfî, önceki kaynaklardan geniş şekilde faydalandığı çalışmasında konuyla ilgili görüşleri naklederek değerlendirmekte ve aralarında tercihte bulunmaktadır. Bu tercihlerin sonraki fakihlerce de kabul gördüğü ve zaman zaman nakledildiğine dair birçok örneğe rastlanmaktadır (Cümelü’l-aḥkâm, neşredenin girişi, s. 68-71). Eserin birçok nüshası mevcut olup (Beyazıt Devlet Ktp., Merzifonlu Kara Mustafa, nr. 155; Amasya Beyazıt İl Halk Ktp., nr. 1158; Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 1468; Âtıf Efendi Ktp., nr. 725, 726; Nuruosmaniye Ktp., nr. 1371; Millet Ktp., Feyzullah Efendi, nr. 645, 646; TSMK, III. Ahmed, nr. 1095) Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı iki nüshası ile (Şehid Ali Paşa, nr. 683; Cârullah Efendi, nr. 568) Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde kayıtlı bir nüshasını (III. Ahmed, nr. 1095) Mehmet Ali Orhan el-Ecnâs ve’l-furûḳ adıyla doktora tezi olarak hazırlamıştır (bk. bibl.). Eser bazı kaynaklarda ve kütüphane kayıtlarında fıkha dair genel muhtevasından hareketle el-Ecnâs fi’l-fürûʿ adıyla da zikredilmiştir. 2. Kitâbü Cümeli’l-aḥkâm (Kitâbü’l-Aḥkâm, el-Aḥkâm fi’l-fürûʿ, Aḥkâmü’n-Nâṭıfî). Klasik fıkıh kitaplarının tertibinden farklı bir şekilde düzenlenen eserde Hanefî fıkhına dair pek çok mesele özlü biçimde ele alınmıştır. Müellif mezhepte tercih edilen görüşleri nakletmiş, delillere nâdiren yer vermiş, zaman zaman ihtilâflı meseleleri de zikretmiştir. Fıkıh kaynaklarında farklı başlıklar altında incelenen benzer konular bir araya getirilerek otuz bölüm (fasıl) halinde düzenlenmiştir. Pratik ihtiyaç için büyük önem taşıyan bu sistematiğiyle eser daha sonraki eşbâh ve nezâir türünün erken bir habercisi olarak değerlendirilmelidir. Kitapta kadınlar, çocuklar, köleler, sarhoşlar, deliler, gāib (mefkūd) kimseler, ehl-i zimme, mürtedler, vasîler, ana-baba, karı-koca, hastalar, ehl-i bağy, devlet başkanı gibi şahısları esas alan başlıklar yanında çoğa göre hüküm verilen meseleler, dörtte bire göre hüküm verilen meseleler, tercih söz konusu olan hükümler, birlikte bulunması tasavvur edilmeyen hükümler, iki kişi arasında ortak hükümler, önceliğe dayanan hükümler gibi kavram ve konulardan hareketle oluşturulan başlıklar altında benzer hükümler derlenmiştir. Çok sayıda yazma nüshası bulunan eser Hamdullah Seyyidcân Seyyidî tarafından yüksek lisans tezi olarak incelenmiş ve neşredilmiştir (Mekke 1997). 3. Vâḳıʿâtü’n-Nâṭıfî. Kısaca el-Vâḳıʿât diye de anılan ve Ebû Hanîfe ile talebelerinden sonraki dönemde ortaya çıkan meselelere dair hükümleri ihtiva eden bu kitaptan Ahmed b. Muhammed b. Îsâ el-Keşşî, Sadrüşşehîd ve Burhâneddin el-Mergīnânî gibi nevâzil (vâkıât) eserlerinin müellifleriyle daha sonraki kaynaklar faydalanmıştır. Irak Hanefî ulemâsından rivayet edilen nevâzil meselelerinin bir bölümünü topladığı belirtilen eserin günümüze ulaştığına dair herhangi bir bilgi mevcut olmayıp Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Hasan Hüsnü Paşa, nr. 345/1) Nâtıfî’ye nisbet edilen el-Vâḳıʿât’ın sonraki kaynakları ihtiva etmesi sebebiyle ona ait olması mümkün değildir (Kaya, s. 97). Kâtib Çelebi’nin Ḫizânetü’l-vâḳıʿât fi’l-fürûʿ adıyla andığı eser de bu olmalıdır (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 703). 4. el-Hidâye fi’l-fürûʿ. Kâtib Çelebi’nin kaydettiği (a.g.e., II, 2040) ve İbn Âbidîn ile Ahmed b. Muhammed et-Tahtâvî’nin nakilde bulunduğu bu kitap da Hanefî fürûuna dairdir. 5. er-Ravża fi’l-fürûʿ (Taşköprizâde, II, 280; Brockelmann, GAL, I, 459). 6. S̱evâbü’l-aʿmâl (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 525). Usûl-i dîne dair muhtasar ve değerli bir eser olduğu kaydedilir.

BİBLİYOGRAFYA
Nâtıfî, Cümelü’l-aḥkâm (nşr. Hamdullah Seyyidcân Seyyidî), Mekke 1418/1997, neşredenin girişi, s. 47-100; a.mlf., el-Ecnâs ve’l-furûḳ: Tahkik ve Tahlil (haz. Mehmet Ali Orhan, doktora tezi, 1996), EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, hazırlayanın girişi, s. 11-17; Kureşî, el-Cevâhirü’l-muḍıyye, I, 297-298; II, 514; , s. 9; Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 279-280; Mahmûd b. Süleyman el-Kefevî, Ketâʾibü aʿlâmi’l-aḫyâr min fuḳahâʾi meẕhebi’n-Nuʿmâni’l-muḫtâr, Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1931, vr. 149a-150a; Temîmî, eṭ-Ṭabaḳātü’s-seniyye, II, 71-72; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 11, 22, 525, 703; II, 1999, 2040; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 36; Brockelmann, GAL, I, 459; Suppl., I, 636; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 76; Ziriklî, el-Aʿlâm, I, 207; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, II, 140-141; Ahmet Özel, Hanefi Fıkıh Âlimleri, Ankara 1990, s. 38; Eyyüp Said Kaya, Hanefî Mezhebinde Nevazil Literatürünün Doğuşu ve Ebu’l-Leys es-Semerkandi’nin Kitabu’n-Nevazil’i (yüksek lisans tezi, 1996), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 97-99, 102, 105, 106.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2006 yılında İstanbul’da basılan 32. cildinde, 438-439 numaralı sayfalarda yer almıştır.