SÜKKERÎ

Ebû Saîd el-Hasen b. el-Hüseyn b. Ubeydillâh el-Atekî es-Sükkerî (ö. 275/888)

Basralı şiir ve ahbâr râvisi, dil ve edebiyat âlimi.

Müellif:

212 (827) yılında doğdu. Emevîler ve Abbâsîler dönemi siyasî ve kültürel hayatında etkili ailelerden Mühellebîler’e mensuptur. Hocaları arasında Yahyâ b. Maîn, Muhammed b. Habîb, Ebû Hâtim es-Sicistânî, Riyâşî, Ahmed b. Hâris el-Hazzâz, İbn Şebbe, İbnü’s-Sikkît ve Hâris b. Ebû Üsâme gibi âlimler sayılmaktadır. Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ ile görüştüğü, Ebû Ubeyde et-Teymî, Ebû Zeyd el-Ensârî ve Asmaî’den ders okuduğu şeklindeki rivayet tarih bakımından mümkün görünmemektedir (Yâkūt, VIII, 95-97). Çok sayıda şairin divanını derledi ve şerhini yaptı. Bunlar arasında İmruülkays b. Hucr, Nâbiga ez-Zübyânî, Kays b. Hatîm, Meymûn b. Kays el-A‘şâ, Züheyr b. Ebû Sülmâ, Lebîd b. Rebîa, Hassân b. Sâbit, Hutay’e, Nâbiga el-Ca‘dî, İbn Kays er-Rukayyât, Ahtal, Cerîr b. Atıyye ve Ebû Nüvâs zikredilebilir (a.g.e., VIII, 98). Ayrıca Benî Hüzeyl, Benî Şeybân, Benî Rebîa, Benî Kinâne gibi çeşitli kabilelere mensup şairlerin şiirlerini derleyerek çok sayıda kabile şiiri divanı oluşturdu (a.g.e., VIII, 99). Bu eserlerin çoğunu hocası Muhammed b. Habîb’den rivayet etti.

Sükkerî’ye birçok şiir ve ahbâr rivayeti dolayısıyla “râviye” (büyük râvi) lakabı verilmiştir. Rivayetleri kabul hususunda Basra okulu katı bir tutum benimsediği halde Sükkerî’nin Kûfe okulunda olduğu gibi daha rahat bir tavır ortaya koyarak nakilleri çoğalttığı ve kendisini Basra okulunun metoduyla sınırlamadığı görülür. Bunda Muhammed b. Habîb ve diğer Kûfe okuluna mensup hocaları ile onun sürekli not tutma alışkanlığının tesiri olmalıdır. Zira çağdaşı Sa‘leb’in, hâfızasına güvenerek elde ettiği bilgileri kayda geçirmemesine rağmen Sükkerî’nin defterini sürekli yanında taşıdığı, duyduğu bilgi ve rivayetleri kaydettiği belirtilir (İbnü’l-Kıftî, I, 148).

Güvenilir, dindar ve ehliyetli bir kimse olduğu belirtilen Sükkerî’nin “nahvî” ve “lugavî” nisbelerinden aynı zamanda nahiv ve lugat âlimi olduğu anlaşılmaktadır. Şiir şerhi sırasında birçok kelimenin anlamıyla ilgili açıklamaları onun bu alandaki bilgisini ortaya koymaktadır. Ayrıca Kur’an okutması ve hattının düzgün olması dolayısıyla itibar gördüğü belirtilir. Hocası Muhammed b. Habîb gibi nesep ilmiyle de meşgul olmuştur. Talebeleri arasında Muhammed b. Ahmed el-Hakîmî, Muhammed b. Abdülmelik et-Târîhî, Ebû Sehl b. Ziyâd el-Kattân’ın isimleri zikredilir. Birçok kaynakta belirtildiği üzere 275’te (888) vefat etmiş olup ölüm tarihi olarak verilen 290 (903) yılı yanlıştır.

Eserleri. İbnü’n-Nedîm, Sükkerî’nin derlediği elliye yakın divandan ve otuza yakın kabile şiirleri divanından bahseder. Bunlardan yayımlanmış olanlar şunlardır: 1. Dîvânü’l-Hüẕeliyyîn* (Şerḥu eşʿâri’l-Hüẕeliyyîn). Eserin yaklaşık otuz şairin şiirlerinin yer aldığı bölümünü İngilizce tercümesiyle birlikte The Poéms of the Huzailis adıyla John G. Kosegarten neşretmiştir (London 1854). Diğer bir kısmını Letzter Teil der Lieder der Hudhailiten adıyla (Berlin 1884) Julius Wellhausen Ebû Züeyb el-Hüzelî’nin divanını Neue Hudailiten-Diwane: Divan Abu Du’aib ismiyle (I, Hannover 1926) ve diğer bazı Hüzelî şairlerin şiirlerini Die Diwane der Hudailiten: Dichter Saʿida b. al-Guajja, Abū Hirās, al-Mutanahhil und Usāma ibn al-Harit adıyla (II, Leipzig 1933) Josef Hell yayımlamıştır. Daha sonra Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye idaresi tarafından kendi kütüphanelerindeki nüsha esas alınarak ve önceki neşirler göz önünde tutularak neşredilmiştir (Dîvânü’l-Hüẕeliyyîn, I-III, Kahire 1945-1950). Eser, Abdüssettâr Ahmed Ferrâc tarafından tahkik edilip Mahmûd Muhammed Şâkir tarafından kontrol edilmek suretiyle de yayımlanmıştır (Şerḥu Eşʿâri’l-Hüẕeliyyîn, I-III, Kahire 1963-1965). 2. Eşʿârü’l-luṣûṣ. Yağma ve baskınlarıyla tanınan şairlerin şiirlerini ihtiva ettiği anlaşılan eserin sadece Tahmân b. Amr el-Kilâbî’nin şiirlerine ait kısmı günümüze ulaşmış olup neşredilmiştir (nşr. William Wright, Leiden 1859; nşr. Muhammed Cebbâr el-Muaybid, Bağdat 1968; nşr. Muhammed Abdülkerîm Mes‘ûd, Beyrut 2002). 3. Şiʿru’l-Aḫṭal. Ebû Abdullah Muhammed b. Abbas el-Yezîdî’nin Sükkerî’den, onun da Muhammed b. Habîb’den rivayet ettiği eser Antûn Sâlihânî (Beyrut 1891) ve Fahreddin Kabâve (Halep 1971; I-II, Beyrut 1399/1979; I-II, Beyrut 1400/1980) tarafından yayımlanmıştır. 4. Dîvânü Cirâni’l-ʿAvd en-Nümeyrî (Kahire 1931; nşr. Nûrî Hammûdî el-Kaysî, Bağdat 1982). 5. Şerḥu Dîvâni Kâʿb b. Züheyr (nşr. Tadeusz Kowalski, Krakow 1950; Kahire 1369/1950, 1385/1965). 6. Şerḥu Dîvâni’l-Ḥuṭayʾe. Ahmed Emîn eş-Şinkītî tarafından Dîvânü’l-Ḥuṭayʾe adıyla (Kahire 1323), ayrıca Dîvânü’l-Ḥuṭayʾe bi-şerḥi İbni’s-Sikkît ve’s-Sükkerî ve’s-Sicistânî içinde yayımlanmıştır (nşr. Nu‘mân Muhammed Emîn Tâhâ, Kahire 1958, 1987). 7. Dîvânü Ebi’l-Esved ed-Düʾelî. Eseri Sükkerî’den Ebü’l-Hattâb Abbas b. Ahmed, ondan Ebü’l-Kāsım Ubeydullah b. Osman ed-Dekkāk rivayet etmiştir (nşr. Muhammed Hasan Âl Yâsîn, Beyrut 1974). 8. Şerḥu Dîvâni’z-Zefyân Ebi’l-Mirḳāl ʿAtâʾ b. Üseyd et-Temîmî. Muhammed Abdullah el-Atram yüksek lisans tezi olarak eseri neşre hazırlamıştır (Câmiatü’l-Ezher Külliyyetü’l-lugati’l-Arabiyye, Kahire 1973-1974). 9. Şerḥu Dîvâni İmriʾi’l-Ḳays. Ebû Amr eş-Şeybânî, Asmaî, Hâlid b. Külsûm ve Muhammed b. Habîb tarafından çeşitli açıklamalarla birlikte rivayet edilen divanı Sükkerî derlemiş olup eser divanın en önemli şerhi kabul edilir. Kitabı, Dîvânü İmriʾi’l-Ḳays ve mülḥaḳātühû bi-şerḥi Ebî Saʿîd es-Sükkerî adıyla Enver Alyân Ebû Süveylim ve Muhammed Ali eş-Şevâbike yayımlamıştır (I-III, el-Ayn 1421/2000). 10. Dîvânü ʿAdî b. Zeyd (nşr. Muhammed Cebbâr el-Muaybid, Bağdat 1965).

Sükkerî, hocası Muhammed b. Habîb’den Hişâm b. Muhammed el-Kelbî’nin Cemheretü’n-neseb adlı eseriyle hocasına ait el-Muḥabber ve el-Münemmaḳ fî aḫbâri Ḳureyş adlı eserleri de rivayet etmiştir. Ayrıca kaynaklarda Kitâbü’l-Vuḥûş, Kitâbü’n-Nebât (İbnü’n-Nedîm eserin bir parçasını gördüğünü belirtmiş, İbn Sîde el-Muḫaṣṣaṣ’ta bu eserden nakillerde bulunmuştur), el-Menâhil ve’l-ḳurâ, el-Ebyâtü’s-sâʾire, Men Ḳāle beyten ve luḳḳıbe bih ve Şerḥu Nevâdiri Ebî Zeyd el-Enṣârî gibi eserleri zikredilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Teceddüd), s. 177-180; Hatîb, Târîḫu Baġdâd, VIII, 296-297; Kemâleddin el-Enbârî, Nüzhetü’l-elibbâʾ (nşr. M. Ebü’l-Fazl İbrâhim), Beyrut 1424/2003, s. 159, 187; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, VIII, 94-99; İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, I, 148, 291-293; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIII, 126-127; Abdülbâkī b. Abdülmecîd el-Yemânî, İşâretü’t-taʿyîn fî terâcimi’n-nüḥât ve’l-luġaviyyîn (nşr. Abdülmecîd Diyâb), Riyad 1406/1986, s. 88; Brockelmann, GAL, I, 108-109; Suppl., I, 168; Sezgin, GAS, VIII, 97; M. Ullmann, Die Natur- und Geheimwissenschaften im Islam, Leiden 1972, s. 66; Nâsırüddin el-Esed, Meṣâdirü’ş-şiʿri’l-Câhilî ve ḳīmetühâ et-târîḫiyye, Kahire 1978, s. 193, 494-496; G. C. Anawati, “Textes arabes anciens édités en Egypte au cours des années 1963, 1964 et 1965”, MIDEO, VIII (1964-66), s. 261-264; Nihad M. Çetin, “Sükkerî”, İA, XI, 92-94; S. Leder, “al-Sukkarī”, EI2 (İng.), IX, 805; Mehmet Sami Benli, “Muhammed b. Habîb”, DİA, XXX, 533-534.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul’da basılan 38. cildinde, 47 numaralı sayfada yer almıştır.