ŞÂMÎ, Nizâmeddin

ŞÂMÎ, Nizâmeddin (نظام الدين الشامي; ö. 814/1411-12) Timurlular döneminin önde gelen edip ve tarihçilerinden.

Müellif: Gülay Öğün Bezer

Hayatı hakkındaki bilgiler kendi eserinde, Hâfız-ı Ebrû’nun Ẕeyl-i Ẓafernâme’siyle Şerefeddin Yezdî’nin Ẓafernâme adlı eserinde bulunmaktadır. Tebriz yakınlarındaki Şenbigāzânî’de doğduğu için Şenbî, bazan da Şenb-i Gāzânî-i Tebrîzî nisbeleriyle anılır. Şâmî nisbesinin Şam’la ilgisi olmayıp Şenbî kelimesinin değişikliğe uğramış şeklidir. Celâyirli hânedanından Sultan Üveys ve Sultan Ahmed Celâyir’in hizmetinde bulundu. Timur, Sultan Ahmed Celâyir tarafından terkedilen Bağdat’a girince (20 Şevval 795 / 29 Ağustos 1393) Bağdat ahalisinden Timur’a itaat arzeden, dolayısıyla onun iltifatına mazhar olan ilk kişidir (Zafernâme [trc. Necati Lugal], s. 170). Nizâmeddîn-i Şâmî’nin (Nizâm-ı Şâmî) Timur’la ikinci karşılaşması, yine kendi anlatımına göre (a.g.e., s. 271-272) hac farîzasını eda etmek için Hicaz’a giderken Halep’te kalenin karşısındaki bir mevkiden savaşı takip ederken durumu şüpheli görülerek -Hâfız-ı Ebrû’nun naklettiğine göre Timur lehine casusluk ithamıyla- Memlük idarecileri tarafından tutuklandığı ve Timur’un şehri ele geçirdiği tarihte (Safer 803 / Eylül-Ekim 1400) vuku buldu. Dolayısıyla şehrin işgaline tanık oldu. Emîr Celâlü’l-İslâm tarafından kendisine takdim edilen Nizâmeddîn-i Şâmî’ye Timur ilgi gösterdi. Bu tarihten itibaren Semerkant’a dönüşüne kadar Timur’un yanından hiç ayrılmadı, seferleri sırasında kendisine refakat etti ve 1403’te Gürcüler’e ait Bertvisi Kalesi’nin muhasarasında hazır bulundu. Beylekān’daki imar faaliyetlerini ve kanalın açılışını da gördü. Timur Semerkant’a hareket ederken Şâmî’nin Tebriz’e dönmesine izin verdi. Şâmî bu tarihten sonra, Timur’un imparatorluğun batıdaki topraklarına vali tayin ettiği torunu Ömer Bahadır’ın hizmetine girdi ve 814’te (1411-12) vefat etti.

Nizâmeddîn-i Şâmî’nin en önemli eseri Ẓafernâme’dir. Timur, herhalde Bağdat’taki ilk karşılaşmanın kendisinde bıraktığı olumlu intiba sebebiyle 804 (1401-1402) yılında Nizâmeddîn-i Şâmî’ye, hânedanının tarihine dair eserlerin yetersiz olduğunu ve kendisini tatmin etmediğini söyleyerek herkesin anlayabileceği bir üslûpla fetihlerinin tarihini yazmasını istemiş (a.g.e., s. 10-11), bunun üzerine Şâmî sade bir üslûpla eserini kaleme almıştır. Başka kaynaklardan yararlanarak kitabına Timur ve hânedanının tarihiyle başlamakla birlikte eserin 795 (1393) yılındaki Bağdat kuşatmasından Şevval 806 (Nisan 1404) tarihine kadar gelen kısmı, yazarın kendi müşahedelerine ve birinci elden kaynaklara dayanması bakımından orijinal bir kaynak sayıldığı gibi Şâhruh’un şehzadelik dönemi için de önemli bir eserdir. Müellifin 806’da (1404) tamamlayıp Timur’a takdim ettiği kitabın üzerinde “Zafernâme” adının bulunmadığı ve bu ismin torunu Ömer Bahadır’a sunulan ikinci nüshada yer aldığı belirtilir (EI2 [İng.], IX, 283). Bu nüshada çok az değişiklik yapan Şâmî girişe bazı ilâvelerde bulunmuş ve eseri Ömer Bahadır’ın övgüsüne dair bir hâtimeyle bitirmiştir. Ẓafernâme’ye Hâfız-ı Ebrû tarafından bir zeyil yazılmıştır (Ẕeyl-i Ẓafernâme-i Şâmî, ed. Felix Tauer, Prague 1932; nşr. Behmen Kerîmî, Tahran 1328 hş.). Felix Tauer, Ẓafernâme’nin İstanbul, Paris ve Londra kütüphanelerindeki nüshalarıyla Hâfız-ı Ebrû’nun Şâmî’nin kitabından faydalanarak hazırladığı Zübdetü’t-tevârîḫ-i Baysungurî adlı eserini karşılaştırıp tenkitli neşrini yapmıştır (Ẓafarnāma, histoire des conquètes de Tamerlan intitulée Ẓafarnāma par Niẓāmuddīn Šāmī avec des additions empruntées au Zubdatu-t-tawārīḫi Bāysungurī de Ḥafiẓ-ı Abrū, I-II, Beyrut 1937; Prague 1937-1956). Necati Lugal eseri aynı adla Türkçe’ye çevirmiştir (Ankara 1949, 1987). Hâfız-ı Ebrû ve Şerefeddin Yezdî gibi müellifler tarafından dönemin en seçkin edipleri arasında gösterilen Nizâmeddîn-i Şâmî’nin iki eserinden daha bahsedilmektedir. Bunlardan biri Riyâżü’l-mülûk fî riyâżâti’s-sülûk olup Celâyirli Sultan Üveys’e sunulmuştur. Kitap, İbn Zafer’in Sülvânü’l-muṭâʿ fî ʿudvâni’l-etbâʿ adlı eserinin bazı ilâve ve değişikliklerle Farsça’ya yapılmış tercümesidir. İkincisi Bilevher ve Bûzesf’tir. Nizâmeddîn-i Şâmî, destanî mahiyette bir eser olan ve eskiden Arapça’dan Farsça’ya çevrilen bu kitabı özetleyip Celâyirli Sultan Ahmed’e takdim etmiştir (Safâ, Edebiyyât, IV, 477-478; Dihhudâ, XIII, 19953).

BİBLİYOGRAFYA

Nizâmeddîn-i Şâmî, Zafernâme (trc. Necati Lugal), Ankara 1987, s. 10-11, 170, 271-272.
Şerefeddin, Ẓafernâme (Urumbayev), s. 919.
Hândmîr, Ḥabîbü’s-siyer, III, 547-548.
Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 998.
Browne, LHP, III, 361-362.
a.mlf., Ez Saʿdî tâ Câmî (trc. Ali Asgar Hikmet), Tahran 1339 hş., s. 493-494.
Storey, Persian Literature, I/1, s. 278-279.
Safâ, Edebiyyât, IV, 476-480.
a.mlf., Gencîne-i Süḫan, Tahran 1362 hş., V, 152-160.
Abbas el-Azzâvî, et-Taʿrîf bi’l-müʾerriḫîn fî ʿahdi’l-Moġūl ve’t-Türkmân, Bağdad 1376/1957, s. 218.
Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı, İstanbul 1998, s. 244.
F. Tauer, “Timurlular Devrinde Tarihçilik” (trc. A. Ateş), TTK Belleten, XXIX/113 (1965), s. 50-52.
A. K. S. Lambton, “Early Timurid Theories of State: Hāfız Abrū and Nizām al-Dīn Sāmī”, BEO, XXX (1978), s. 1-9.
P. Jackson, “S̲h̲āmī, Nizām al-Dīn”, EI2 (İng.), IX, 283.
Dihhudâ, Luġatnâme (Muîn), XIII, 19953.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2010 yılında İstanbul’da basılan 38. cildinde, 330 numaralı sayfada yer almıştır.