ÂRİF EFENDİ, Filibeli

(1830-1909)

Sülüs ve nesih yazılarıyla tanınmış Osmanlı hattatı.

Müellif:

Ahmed Ârif Efendi Filibe’de doğdu. “Emîr şeyhleri” denilen bir aileye mensuptur. Rumeli’de yetişen hattatların önde gelen isimlerinden olup Hacı Ârif Efendi diye de bilinmektedir. İlk tahsilinden sonra medreseye girdi. Bu arada güzel yazıya da merakı bulunduğundan Filibe Yürüyüş Camii hatibi İsmâil Efendi’ye devam ederek ondan meşk alıp mezun oldu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde (Doksanüç Harbi) Filibe’yi terkedip İstanbul’a geldi. Geçimini temin maksadı ile Saraçhanebaşı’nda bir bakkal dükkânı açtı. İleri denebilecek yaşına rağmen, güzel yazıya olan iştiyakı ve kabiliyeti sebebiyle, bir fırsatını bularak İstanbul’da zamanının tanınmış üstadı Mehmed Şevki Efendi’den meşke başladı ve onun takdirini kazandı. Bir hilye yazarak bununla hocasından tekrar icâzetnâme aldı. 1301 (1883) tarihli bu hilye halen Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir (Güzel Yazılar, nr. 335).

Hattatlar arasında açılan imtihanı kazanarak Nuruosmaniye Camii Vakfı hat muallimliğine getirildikten sonra bakkallığı bırakarak salı günleri Nuruosmaniye’de, cuma günleri de Saraçhanebaşı’ndaki evinde sülüs-nesih hat dersleri verdi. Son zamanlarında felç oldu ve 19 Eylül 1909’da vefat etti. Mezarı Edirnekapı’dadır.

Şevki Efendi’nin en seçkin talebesi olan Ârif Efendi, daha çok sülüs ve nesih yazıda tanınmıştır. Sayısız meşk, kıta, murakka‘, hilye, evrâd-ı şerif, delâilü’l-hayrat ve levha yazmış, celî yazı ile fazla uğraşmamıştır. Ancak Şehzadebaşı Camii’nin Vefa kapısı üzerine yazdığı celî besmele çok meşhurdur. Çok süratli yazı yazdığı bilinmektedir. Yazılarının çoğuna “tilmîz-i Şevki” şeklinde imza atarak hocasına olan hürmet ve bağlılığını göstermiştir. Yetiştirdiği pek çok talebe arasında Aziz Efendi (Rifâî), Elmalılı Küçük Hamdi ve Necmettin Okyay ilk hatırlanacak olanlardır.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 54.

M. Uğur Derman, Hattat Hacı Arifler, İstanbul 1965, s. 4.

Eşref Edip, “Ârif”, , I, 491-495.

“Ârif”, , III, 309.

R. Ekrem Koçu, “Ârif Efendi”, , II, 993-995.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1991 yılında İstanbul’da basılan 3. cildinde, 364 numaralı sayfada yer almıştır.