FÂKİHÂNÎ

Ebû Hafs Tâcüddîn Ömer b. Alî b. Sâlim b. Sadaka el-Lahmî el-İskenderânî el-Fâkihânî (ö. 734/1334)

Mâlikî fakihi ve muhaddis.

Müellif:

654’te (1256) İskenderiye’de doğdu. Kendisinden nakledilen bu bilgiye karşılık (Muhammed b. İbrâhim el-Cezerî, III, 705) Burhâneddin İbn Ferhûn 656’da doğduğunu zikreder (ed-Dîbâc, s. 287). Soyu Yemen’deki Kahtânîler’in Kehlânî koluna bağlı Lahm kabilesine dayanır. Fâkihânî nisbesi meyve satıcılığıyla ilgili olup İbn Hacer el-Askalânî’nin onu İbnü’l-Fâkihânî diye anması (ed-Dürerü’l-kâmine, III, 178) bu mesleği babasının da yaptığını ima eder. Fâkihî nisbesiyle de bilinir.

İlk tahsilini İskenderiye’de tamamlayan Fâkihânî, Arapça’yı ve Kur’an ilimlerini Muhammed b. Abdullah el-Mâzûnî ve Mekînüddin Abdullah b. Mansûr el-Esmer’den öğrendi. İskenderiye kadısı Nâsırüddin İbnü’l-Müneyyir’den Mâlikî fıkhı, Şâfiî muhaddisi Ali b. Ahmed el-Garrâfî’den hadis okudu. Ebû Abdullah Muhammed İbn Tarhân’dan Kādî İyâz’ın eş-Şifâʾ adlı eserini ve Sünen-i Tirmizî’yi dinledi. Şâzelî şeyhi Ebü’l-Abbas Ahmed b. Ömer el-Mürsî’nin ilim sohbetlerine katıldı. 684 (1285) yılından önce Kahire’ye gitti ve eğitimine uzun yıllar burada devam etti. Şehâbeddin el-Karâfî, Necmeddin İbnü’r-Rif‘a, İbn Dakīkul‘îd, Bedreddin İbn Cemâa, İbnü’n-Nehhâs el-Halebî, Abdülmü’min b. Halef ed-Dimyâtî’den ders aldı. Kadı Cemâleddin Muhammed b. Abdülazîm es-Sekatî’den İbn Mâce’nin es-Sünen’ini dinleyip icâzet aldı. Ardından döndüğü İskenderiye’de ders okuttu ve fetva verdi. 731’de (1331) Kudüs’e, orada birkaç ay kaldıktan sonra gittiği Dımaşk’ta Şâfiî Kadısı Alemüddin el-Ahnâî başta olmak üzere âlimlerle ilmî müzakerelerde bulundu. Aynı yıl aralarında İbn Kayyim el-Cevziyye ve İbn Kesîr gibi âlimlerin de yer aldığı 400 fakihle birlikte hacca gitti. Hacdan sonra İskenderiye’ye döndü ve ölümüne kadar derslerine ve hadis rivayetine devam etti. Öğrencileri arasında İbn Hişâm en-Nahvî, İbn Merzûk el-Hatîb, Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, Ebû Bekir Şerefeddin İbn Cemâa, Cemâleddin İbn Hadîde el-Ensârî, Abdülvehhâb el-Herevî sayılmaktadır. Zehebî ve Ahnâî gibi âlimlerle rivayet alışverişinde bulundu, bunlarla karşılıklı ders yaptı. Fâkihânî, tabakat yazarlarının çoğuna göre 7 Cemâziyelevvel 734 (14 Ocak 1334) tarihinde İskenderiye’de vefat etti. Kâtib Çelebi, İbnü’l-İmâd, İbn Hacer ve Süyûtî gibi müellifler 731’de (1331) öldüğünü kaydeder. Ziriklî, müellifin et-Taḥrîr adlı eserinin yazma bir nüshasında bu kitabı 733’te tamamladığına dair ifadesinden hareketle doğru tarihin 734 olduğunu belirtir (el-Aʿlâm, V, 56).

Fâkihânî herhangi bir idarî görev almayarak ilimle meşgul olmuş, fıkıh, hadis, Arap dili ve edebiyatı gibi alanlarda kendini geliştirmiştir. Eserlerinden hareketle yaşadığı dönemde yaygın olan Eş‘arîliği benimsediği söylenebilir. Tarikata intisabından söz edilmemekle birlikte Şâzeliyye tarikatına yakın olduğu, sûfîlerle arkadaşlık yaptığı, onların edep ve ahlâkını benimsediği kaydedilir. Bununla birlikte bid‘at ve aşırılıklara karşı tavır almış, el-Mevrid adlı eserinde regaib namazı, mevlid kandili kutlamaları ve bu törenler sırasında gerçekleştirilen dine ve ahlâka aykırı çalgılı ve danslı etkinlikleri eleştirmiştir. Başta fıkıh ve hadis olmak üzere birçok ilim dalında vukuf sahibi olan Fâkihânî kaynaklarda ahlâk ve yaşayışıyla örnek bir kişi diye zikredilir. Mâlikî mezhebinin temel metinlerinden İbn Ebû Zeyd’in er-Risâle’sine yazdığı şerhte bir kısım tercihlerde bulunması ve mezhepteki bazı mesâilin naklinde kendisinden sonraki eserlerde referans alınması mezhep içindeki konumunun güçlü olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte mezhep taassubu taşımadığı da belirtilir. Cemmâîlî’nin ʿUmdetü’l-aḥkâm ve Nevevî’nin el-Erbaʿîn’ine yazdığı kapsamlı şerhler İbn Hacer başta olmak üzere kendisinden sonraki şârihlere kaynak teşkil etmiştir.

Eserleri. 1. et-Taḥrîr ve’t-taḥbîr şerḥu Risâleti İbn Ebî Zeyd el-Ḳayrevânî. Medine İslâm Üniversitesi’nde Rumda Sâlihuddin, Abdülmecîd b. Yûsuf el-Mutlak, Beşîr b. İmâm Ali ve Abdullah b. Merzûk b. Râşid es-Suhaymî tarafından ayrı bölümler halinde yüksek lisans tezi olarak tahkik edilmiştir (2004-2005). 2. Riyâżü’l-efhâm fî şerḥi ʿUmdeti’l-aḥkâm. Cemmâîlî’ye ait ahkâm hadisleri derlemesinin şerhidir. Şerhinde kırk beş esere atıfta bulunan Fâkihânî doğu ve batı İslâm ulemâsının görüşlerini bir araya getirmiştir. Bu eser de Mekke Ümmülkurâ Üniversitesi’nde Bedr b. Nâsır b. Süleyman el-Ömer, Abdülalîm b. Ubeydullah er-Râikī, Sâlih b. Avvâdî el-Karnî ve Yâsir b. Gāzî b. Ahmed Mansûrî tarafından ayrı bölümler halinde yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmış (1428/2007), eserin bazı neşirleri de gerçekleştirilmiştir (nşr. Şerîfe el-Ömerî, I-III, Beyrut 1430/2009; nşr. Nûreddin Tâlib, I-V, Küveyt 1431/2010). 3. el-Menhecü’l-mübîn fî şerḥi’l-Erbaʿîn. Nevevî’nin meşhur kırk hadis mecmuasının orta hacimde bir şerhidir (nşr. Ebû Abdurrahman Şevket b. Rıfkī b. Şevket, Riyad 1428/2007). 4. el-Ġāyetü’l-ḳuṣvâ fi’l-kelâmi ʿalâ âyeti’t-taḳvâ. Gazzâlî’nin İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn’i esas alınarak Tahrîm sûresinin 2 ve 3. âyetlerinin tefsir edildiği eserde tasavvufî bir yaklaşım görülmektedir (nşr. Muhammed Yahyâ Beydak, Beyrut 1415/1995; nşr. Muhammed Şâyib Şerîf, Mecmûʿ fîhi min nevâdiri türâs̱i’l-Mâlikiyye içinde, Beyrut 1424/2003, s. 193-227). 5. el-İşâre fi’n-naḥv. Kaynaklarda el-İşârât ve Muḳaddime fi’n-naḥv olarak da anılan muhtasar bir eserdir (nşr. Mahmûd Muhammed el-Âmûdî, Mecelletü’l-Câmiʿati’l-İslâmiyye li’l-buḥûs̱i’l-insâniyye, XX/1, Medine 2012, s. 215-230). 6. Telḫîṣü’l-ʿibâre fî şerḥi’l-İşâre (Şerḥu’l-İşâre). Müellifin el-İşâre fi’n-naḥv adlı eserine yazdığı bir şerh olup (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2322). Esma bint Muhammed el-Assâf tarafından yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmıştır (Külliyyetü’t-terbiye li’l-benât, Riyad 1412). Fâkihânî’nin, Ebü’l-Bekā el-Ukberî’nin el-İşâre adlı nahiv kitabına Şerḥu’l-İşâre fi’n-naḥv adıyla bir şerh yazdığına dair bilgi (el-Ġāyetü’l-ḳuṣvâ, neşredenin girişi, s. 14) yanlıştır ve muhtemelen kendi eserine yazdığı bu şerhle karıştırılmıştır. 7. el-Fecrü’l-münîr fi’ṣ-ṣalâti ʿale’l-beşîri’n-neẕîr (nşr. Hüseyin Muhammed Ali Şükrî, Beyrut 2011). 8. el-Mevrid fi’l-kelâm ʿalâ ʿameli’l-mevlid (nşr. Ali b. Hasan b. Abdülhamîd, Resâʾil fî ḥükmi’l-iḥtifâl bi’l-mevlidi’n-Nebevî içinde, Riyad 1419/1998, I, 6-14). Fâkihânî’nin kendi kitaplarında ve diğer kaynaklarda zikredilen başka eserleri de vardır.

BİBLİYOGRAFYA :

Fâkihânî, Riyâżü’l-efhâm fî şerḥi ʿUmdeti’l-aḥkâm (nşr. Nûreddin Tâlib), Küveyt 1431/2010, neşredenin girişi, s. 9-28; a.mlf., el-Menhecü’l-mübîn fî şerḥi’l-Erbaʿîn (nşr. Ebû Abdurrahman Şevket b. Rıfkī b. Şevket), Riyad 1428/2007, neşredenin girişi, s. 5-16; a.mlf., el-Ġāyetü’l-ḳuṣvâ fi’l-kelâmi ʿalâ âyeti’t-taḳvâ (nşr. M. Yahyâ Beydak), Beyrut 1415/1995, neşredenin girişi, s. 9-20; Muhammed b. İbrâhim el-Cezerî, Târîḫu ḥavâdis̱i’z-zamân ve ebnâʾih (nşr. Ömer Abdüsselâm Tedmürî), Beyrut 1419/1998, III, 704-705; Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye (nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî), Cîze 1419/1998, XVIII, 370-371; Burhâneddin İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müẕheb (nşr. Me’mûn b. Muhyiddin el-Cennân), Beyrut 1417/1996, s. 286-287; İbn Hacer el-Askalânî, ed-Dürerü’l-kâmine (nşr. M. Seyyid Câdelhak), Kahire, ts. (Dârü’l-kütübi’l-hadîs), III, 178-179; Süyûtî, Ḥüsnü’l-muḥâḍara, I, 458; Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1170, 1883; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât (Arnaût), VIII, 169; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, I, 204-205; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), V, 56.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul’da basılan (gözden geçirilmiş 2. basım) EK-1. cildinde, 439-440 numaralı sayfalarda yer almıştır.