MUHAMMED İLÎŞ

MUHAMMED İLÎŞ Ebû Abdillâh Muhammed b. Ahmed b. Muhammed İlîş el-Mısrî (ö. 1299/1882) Mâlikî âlimi, başmüftü.

Müellif: Ahmet Özel

Receb 1217’de (Kasım 1802) Kahire’de doğdu. Fas asıllı bir aileye mensup olup dedesi hac dönüşü Trablusgarp’a yerleşmiş, amcalarından biri Mekke’de, diğer iki amcasıyla babası Kahire’de yaşamış ve burada vefat etmiştir. Lakabı çeşitli kaynaklarda İllîş, Ulleyş, Uleyş, Aleyş şeklinde kaydedilmişse de doğru telaffuzu bizzat kendisi tarafından belirtildiği üzere İlîş’tir. Bazıları bu lakabı Ali adının küçültme haliyle irtibatlandırsalar da yine kendisi, Fas’ta Alâlişe adlı bir eşraf kabilesinden söz ederek tanınmış mutasavvıf Abdülazîz ed-Debbâğ’ın da ceddi olan ileri atalarından birinin Allûş adını taşıdığını ve lakabının bununla ilgili olduğunu söyler (Ali Paşa Mübârek, IV, 88-89; Delanoue, I, 129-130).

Muhammed İlîş, ilk öğreniminden ve Kur’an’ı ezberledikten sonra 1232’de (1817) Ezher’e girdi. Burada Muhammed el-Emîr es-Sagīr, Abdülcevâd eş-Şebâsî, Avaz es-Sünbâvî, Mustafa es-Selmûnî, Mustafa el-Bûlâkī, Hasan Hamîde el-Adevî gibi âlimlerden ders aldı; kendisine icâzet verenler arasında İbrâhim el-Melevî, Mustafa el-Bennânî, Muhammed Hubeyş bulunmaktadır. İslâmî ilimlerde ihtisas sahibi olarak adını duyurdu ve 1245’te (1829) müderrisliğe başladı; kendi zamanındaki Ezher ulemâsının hemen hepsi onun derslerini takip etti. Bunlar arasında Ezher şeyhi Muhammed el-İnbâbî, Mahlûf el-Minyâvî, Muhammed el-Haddâd, Mansûr el-Adevî, Ahmed el-Üchûrî, Abdurrahman b. Muhammed eş-Şirbînî ve Abdurrahman el-Bahrâvî’nin adları anılabilir. Ayrıca Şam ulemâsından İbn Âbidînzâde ondan ders almıştır. Hacvî Muhammed İlîş’i, Cennûn lakabıyla tanınan çağdaşı Faslı âlim Muhammed b. Medenî el-Fâsî ile denk görür, bu ikisinin benzerinin Yemen’de Şevkânî ve Irak’ta Âlûsî olduğunu belirtir.

Şevval 1270’te (Temmuz 1854), Ezher şeyhliğinden sonra ikinci sırada öneme sahip Mısır Mâlikî meşihatlığı ve başmüftülüğüne tayin edildi. Takvâ ehli olması yanında ilmî konularda titiz, uzlaşmaz ve heybetli bir kişiliğe sahipti. Bir camide aynı anda birden fazla cemaatle namaza cevaz vermelerinden dolayı Şâfiî ulemâsına şiddetle karşı çıkan İlîş, Mâlikî ulemâsından Hasan el-İdvî’nin verdiği bir fetvayı hatalı görüp bundan dönmesi isteğinin İdvî tarafından kabul edilmemesi yüzünden onu Ezher’de ders okutmaktan menetti. Bunun üzerine toplanan meşâyih meclisi, Mâlikî meşihatlığı unvanı kendisinde kalmakla birlikte bu göreve bağlı resmî yetkileri elinden aldı ve İdvî’yi Ezher’deki görevine iade etti.

Yenilik ve ıslah gayretlerine karşı muhafazakâr bir tavır benimseyen İlîş, Ezher şeyhi Mustafa el-Arûsî’nin müderrisler için klasik icâzet yerine imtihan usulünü getirme yönündeki çalışmalarına muhalefet ettiyse de ondan sonraki Ezher şeyhi Mehdî el-Abbâsî’nin bu projeyi gerçekleştirmesine engel olamadı. Yine 1871-1879 yıllarında Kahire’deki ikameti sırasında Cemâleddîn-i Efgānî’nin Ezher’de ders ve konferans vermesine karşı çıkanların başında İlîş gelmekteydi. Mehdî el-Abbâsî’nin Hanefî olması ve bazı reformlar gerçekleştirmesi sebebiyle, Urâbî Paşa hareketinden sonra Ezher çevresinde ona karşı oluşturulan muhalefette de önemli rol oynayan İlîş, Ezher şeyhi olma arzusunu gerçekleştiremedi; Mehdî görevden alınınca yerine Şâfiî ulemâsından Muhammed el-İnbâbî getirildi (Aralık 1881). Muhammed İlîş, 1882’de Mısır’ın İngiltere tarafından işgali sürecinde Hidiv Tevfik Paşa’ya karşı millî hareket içinde yer aldı, olanlardan hidivi sorumlu tutarak onu Bâbıâli’ye şikâyet etti. Bir grup âlimle birlikte, hidivin İngilizler’le iş birliği yapmak suretiyle dine ve vatana ihanet ettiğine dair fetva verdi.

Tasavvufa karşı müsbet bir tavra sahip olan Muhammed İlîş, Şâzeliyye tarikatına mensuptu. Bununla birlikte dinî ölçülere aykırı tutum ve uygulamalara şiddetle karşı çıkardı. Yöneticilerden uzak durmaya çalışırdı. Ezher’den başka son yıllarına kadar el-Mescidü’l-Hüseynî’deki hadis derslerini de sürdürdü. İlîş, İngilizler’in yönetimi ele geçirmesi üzerine tutuklandıysa da daha sorgulanmadan 9 Zilhicce 1299 (22 Ekim 1882) tarihinde vefat etti.

Eserleri. 1. Mineḥu’l-celîl ʿalâ Muḫtaṣari’ş-Şeyḫ Ḫalîl. Halîl b. İshak el-Cündî’nin Mâlikî fıkhına dair el-Muḫtaṣar’ının şerhi olup Teshîlü Mineḥi’l-celîl adlı kendi hâşiyesiyle birlikte basılmıştır (I-IV, Bulak 1292, 1294; bk. el-MUHTASAR). 2. Hidâyetü’s-sâlik ʿalâ şerḥi Aḳrebi’l-mesâlik (I-II, Kahire 1296). Ahmed ed-Derdîr’in Mâlikî fıkhına dair kendi eseri üzerine yazdığı küçük şerhin hâşiyesidir. 3. Fetḥu’l-ʿaliyyi’l-mâlik fi’l-fetvâ ʿalâ meẕhebi’l-İmâm Mâlik (Fetâvâ Muḥammed ʿİlîş) (I-II, Kahire 1300, 1319, 1356; kenarında İbn Ferhûn’un Tebṣıratü’l-ḥükkâm’ı olarak, Bulak 1300, 1301; Kahire 1321, 1378/1958; bazı fetvalarının değerlendirilmesi için bk. Delanoue, I, 141-167). 4. Hidâyetü’l-mürîd li-ʿAḳīdeti ehli’t-tevḥîd (Kahire 1306, kenarında el-Fütûḥâtü’l-ilâhiyyetü’l-vehbiyye’si olarak). Senûsî’nin el-ʿAḳīdetü’l-kübrâ’sının şerhi olup bunun üzerine de el-Ḳavlü’l-vâfi’s-sedîd fî ʿaḳīdeti ehli’t-tevḥîd adlı bir hâşiye yazmıştır. 5. el-Fütûḥâtü’l-ilâhiyyetü’l-vehbiyye ʿale’l-ʿAḳāʾidi’l-Maḳḳariyye (Kahire 1306). Ahmed b. Muhammed el-Makkarî’nin, Necmeddin en-Nesefî’ye ait akaide dair meşhur kitabını nazma çevirdiği İḍâʾetü’d-dücne bi-ʿaḳāʾidi Ehli’s-sünne adlı beş yüz beyitlik manzumesinin şerhidir. 6. el-Ḳavlü’l-müncî ʿalâ Mevlidi’l-Berzencî (Kahire 1281, 1301, 1305, 1311, 1319). 7. Vesîletü’l-iḫvân ʿalâ Risâleti’l-ʿallâme eṣ-Ṣabbân (Kahire 1281). Muhammed es-Sabbân’ın beyânla ilgili risâlesinin hâşiyesi olup bunu ayrıca ihtisar etmiştir. 8. Muvaṣṣılü’ṭ-ṭullâb li-Mineḥi’l-vehhâb fî ḳavâʿidi’l-iʿrâb (Kahire 1281). Yûsuf el-Bernâvî’nin nahve dair Mineḥu’l-vehhâb adlı manzumesine yazdığı şerhtir. 9. Ḥallü’l-maʿḳūd min Naẓmi’l-Maḳṣûd (Kahire 1282, 1323, 1329; Mekke 1316). Ahmed b. Abdürrahîm et-Tahtâvî’nin sarfla ilgili eserinin şerhidir. 10. el-Ḳavlü’l-müşriḳ ʿalâ Şerḥi Îsâġūcî fi’l-manṭıḳ (Kahire 1284). Esîrüddin el-Ebherî’nin eseri üzerine Zekeriyyâ el-Ensârî’nin yazdığı şerhin hâşiyesidir. 11. ʿAḳīde behiyye seniyye li-Ehli’s-sünneti’l-Muḥammediyye (Kahire 1304). 12. el-Îżâḥ fi’l-kelâm ʿale’l-besmeleti’ş-şerîfe (Îżâḥu ibdâʾi ḥikmeti’l-ḥakîm fî beyâni bismillâhirraḥmânirraḥîm) (Kahire 1295, 1373/1954). Osmanlı âlimi Ebû Saîd el-Hâdimî’ye ait Risâletü’l-besmele’nin muhtasarıdır. 13. Tedrîbü’l-mübtedî ve teẕkiretü’l-müntehî (Kahire 1301). Dört mezhebe göre miras paylarının hesaplanmasına dairdir. 14. Mevâhibü’l-Ḳadîr ʿalâ Mecmûʿi’l-ʿallâme el-Emîr. el-Emîrü’l-Kebîr es-Sünbâvî’nin Mâlikî fıkhına dair eseri için kaleme aldığı şerh olup buna yazdığı hâşiye de et-Teysîr ve’t-taḥrîr adını taşır. 15. el-Bedrü’l-münîr. el-Emîrü’l-Kebîr’in el-Mecmûʿunun hâşiyesidir. 16. el-Câmiʿu’l-kebîr ʿalâ Mecmûʿi’l-Emîr. Aynı eser için kaleme aldığı dört ciltlik bir şerh olup oruç bahsine kadar gelmiştir. 17. Mevâhibü’l-Mâlik. Nûreddin el-Üşmûnî’nin İbn Mâlik et-Tâî’nin el-Elfiyye’si üzerine yazdığı şerhin hâşiyesidir. 18. Feyżü’l-mennân. Abdurrahman el-Ahdarî’nin hesap ve ferâize dair ed-Dürretü’l-beyzâ adlı eserinin şerhidir (bu eserler ve diğer çalışmaları için bk. Ali Paşa Mübârek, IV, 89-91; Delanoue, II, 598-601).

BİBLİYOGRAFYA

Ali Paşa Mübârek, el-Ḫıṭaṭ, Bulak 1305, IV, 88-92; L. Şeyho, el-Âdâbü’l-ʿArabiyye fi’l-ḳarni’t-tâsiʿ ʿaşer, Beyrut 1910, II, 85; Serkîs, Muʿcem, II, 1372-1374; Mahlûf, Şeceretü’n-nûr, s. 385; Brockelmann, GAL, II, 637-638; Suppl., II, 738-739; Fihrisü’l-Ḫizâneti’t-Teymûriyye, Kahire 1367/1948, III, 212-213; Hacvî, el-Fikrü’s-sâmî, II, 301; M. Abdülcevâd el-Kâyâtî, Nefḥatü’l-beşşâm fî riḥleti’ş-Şâm, Beyrut 1401/1981, s. 10; G. Delanoue, Moralistes et politiques musulmans dans l’Egypte du XIXe siècle (1798-1882), Caire 1982, I, 129-167, 266; II, 598-601; Âyide İbrâhim Nusayr, el-Kütübü’l-ʿArabiyyetü’lletî nüşiret fî Mıṣr beyne ʿâmey 1900-1925, Kahire 1983, s. 94; a.mlf., el-Kütübü’l-ʿArabiyyetü’lletî nüşiret fî Mıṣr fi’l-ḳarni’t-tâsiʿ ʿaşer, Kahire 1990, s. 64-65; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), VI, 19-20; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, Beyrut 1414/1993, III, 104.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul’da basılan 30. cildinde, 543-544 numaralı sayfalarda yer almıştır.

Leave a Comment