REMLÎ, Şehâbeddin

REMLÎ, Şehâbeddin (Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Ahmed b. Hamza er-Remlî el-Menûfî el-Ensârî; ö. 957/1550) Şâfiî fakihi.

Müellif: Ahmet Özel

Mısır’da Menûfiye’ye bağlı Minyetülattâr’a yakın Remle köyünden olup burası aynı adı taşıyan diğer yerlerden ayrılması için Remletülmenûfiyye (günümüzde Remletü Benhâ) diye anılır. Biyografisini veren öğrencisi Abdülvehhâb eş-Şa‘rânî, kendisinden övgüyle söz ederek Zekeriyyâ el-Ensârî’nin önde gelen talebelerinden ve devrinin tanınmış Şâfiî âlimlerinden olduğunu, Kahire’deki hemen bütün Şâfiî ulemâsının ondan veya talebelerinden ders aldığını, hocaları varken onun görüşlerine uyulduğunu belirtir. Şa‘rânî, Remlî’nin, hocası Zekeriyyâ el-Ensârî’nin izniyle onun Şerḥu’r-Ravża ve Şerḥu’l-Verde adlı eserlerini gözden geçirip tashih ettiğini de yazar. Oğlundan ayırmak için Remlî el-Kebîr diye anılan Şehâbeddin er-Remlî, Ezher Camii ve Nâsıriyye Medresesi’nde ders verdi. Talebeleri arasında vefatından sonra kendi yerine öğretim halkasına oturan oğlu Şemseddin er-Remlî ile Abdülvehhâb eş-Şa‘rânî, Hatîb eş-Şirbînî, İbn Hacer el-Heytemî, Necmeddin Muhammed b. Ahmed el-Gaytî, Nûreddin Ali b. Yahyâ ez-Ziyâdî, Şehâbeddin Ahmed b. Muhammed el-Gazzî, Nûreddin İbn Gānim el-Makdisî, Şemseddin el-Alkamî, Şemseddin el-Mahallî gibi âlimler bulunmaktadır. Muhsin el-Emîn tarafından verilen bilgiye göre kendisinden faydalanıp icâzet alanlardan biri de Şehîd-i Sânî diye bilinen Şiî âlimi Zeynüddin b. Ali el-Âmilî’dir. Buna karşılık Şehîd-i Sânî’nin Şemseddin er-Remlî’den ders aldığına dair Muhammed Ali Müderris’in kaydettiği mâlûmatın oğul Remlî’nin doğum tarihi yanında Şehîd-i Sânî’nin Kahire’ye 942 (1535) yılında geldiği göz önüne alındığında yanlış olduğu anlaşılır. Remlî 957 Cemâziyelâhiri başında (17 Haziran 1550) Kahire’de vefat etti. Kabri Meydânülkutn’da kendi adıyla anılan Câmiu’r-Remlî’nin içindedir (Ali Paşa Mübârek, IV, 246).

İlk kaynak olarak Şa‘rânî ve ondan naklen Necmeddin el-Gazzî, Remlî’nin adını Şehâbeddin Ahmed, oğlunu da Şemseddin Muhammed b. Ahmed şeklinde kaydeder. Daha sonra Muhibbî, oğulu Muhammed b. Ahmed b. Hamza olarak zikredip dede adını Hamza diye verir. Ancak gerek kütüphane kataloglarında gerekse son dönem kaynaklarında Şehâbeddin er-Remlî’nin isim zinciri Ahmed b. Ahmed b. Hamza şeklinde verilerek dede adı Ahmed olarak zikredilmekte, baba ile oğlun eserleri de bazan diğerine nisbet edilmektedir. Birçok kütüphane kaydında isim zincirinin yukarıda anıldığı gibi verilmesi ilk biyografi kaynaklarının ihtisar amacıyla aradaki bir ismi almadıklarını akla getirmektedir. Ayrıca Gazzî, bir yerde Şehâbeddin er-Remlî’nin biyografisini verip diğer kaynaklarda olduğu gibi 957’de vefat ettiğini kaydeder (el-Kevâkibü’s-sâʾire, II, 119-120). Diğer bir yerde ise Şehâbeddin Ahmed b. Ahmed b. Hamza er-Remlî adıyla başka bir Şâfiî fakihini anarak babasının arkadaşı ve Zekeriyyâ el-Ensârî’nin talebesi olduğunu, 970 (1563) yılı dolaylarında vefat ettiğini ve Şerḥu Manẓûmeti’l-Beyżâvî fi’n-nikâḥ, Şerḥu’z-Zübed, Risâle fî şürûṭi’l-imâme, Şerḥu Şürûṭi’l-vuḍûʾ gibi eserleri bulunduğunu söyler (a.g.e., III, 111; İbnü’l-İmâd, VIII, 359). İlki dışında bu eserler Şehâbeddin er-Remlî’ye de nisbet edildiği gibi hakkında başka bilgi bulunmayan ikinci biyografi sahibinin gerçekte başka bir kişi olup olmadığı, başka biriyse aynı künye ve isim zincirine nisbet edilen eserlerin kime ait olduğu hususu ayrıca araştırılmaya muhtaçtır. Bu eserlerin adını müellifin oğlunun el yazısından okuduğunu belirten Gazzî’nin Şemseddin er-Remlî’nin eserlerini sayarken bizzat onun el yazısından okuduğunu belirtmesi ve bunlar arasında babanın Şerḥu’z-Zübed, Şürûṭü’l-imâme adlı kitaplarını anması (Luṭfü’s-semer, I, 80) iki şahsın aynı kişi olabileceğini düşündürmektedir. İsmâil Paşa da Zekeriyyâ el-Ensârî’nin talebesi olduğunu, 973’te (1565-66) öldüğünü belirttiği bu ikinci zatın adını Ahmed b. Ahmed b. Hasan (Hamza olacak) er-Remlî diye verir ve anılan üç eserin yanında Fetḥu’l-cevâd bi-şerḥi Manẓûmeti İbni’l-ʿİmâd fi’l-fıḳh, Fetḥu’r-raḥmân bi-şerḥi Zübedi İbn Reslân adlı eserleri olduğunu kaydederek (Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 145) Şehâbeddin er-Remlî’ye aidiyeti kesin bu iki kitabı da ona nisbet eder.

Eserleri. 1. Şerḥu Muḳaddimeti’z-Zâhid. Şehâbeddin Ahmed b. Muhammed ez-Zâhid el-Mısrî’nin tahâret, namaz, zekât, oruç ve hac konularını kapsayan ve Sittûn mesʾele fi’l-fıḳh olarak da anılan eseri üzerine yazılmıştır (Bulak 1287; Abdülkerîm Kerîmüddin ed-Dimyâtî el-Matarî’nin hâşiyesiyle birlikte, Bulak 1291; Kahire 1292, 1304, 1307, 1366/1947; Ahmed el-Meyhî en-Nu‘mânî’nin hâşiyesiyle birlikte, Bulak 1291; Kahire 1298, 1303, 1306; Mekke 1302). Abdurrahman el-Mekkâvî el-Gazzâlî bu şerhe Dürerü’l-fevâʾid ʿalâ Şerḥi Muḳaddimeti’z-Zâhid adıyla bir hâşiye yazmıştır (Hidîviyye Ktp., nr. 1623). Brockelmann birçok kaynak ve kütüphane kaydının aksine bu eseri müellifin oğlu Şemseddin er-Remlî’ye nisbet etmektedir (GAL Suppl., II, 112). 2. Fetâva’r-Remlî. Müellifin oğlu Şemseddin tarafından fıkıh kitapları sistematiğine göre düzenlenen eserin yazma nüshalarında müellif olarak bazan baba, bazan oğul gösterilmiş, önce oğlu adına (İbn Hacer el-Heytemî’nin el-Fetâva’l-kübrâ’sının kenarında, Kahire 1308, 1329), daha sonra kendisine nisbet edilerek (nşr. Muhammed Abdüsselâm Şâhin, Beyrut 1424/2004) basılmıştır. Eser Ahmed b. Abdülfettâh el-Mücîrî el-Melevî tarafından ihtisar edilmiştir (Hidîviyye Ktp., nr. 1523). Öğrencilerinden Hatîb eş-Şirbînî de onun fetvalarını bir ciltte toplamıştır (Hidîviyye Ktp., nr. 1709). 3. Ḥâşiyetü Esne’l-meṭâlib şerḥu Ravżi’ṭ-ṭâlib. Muhyiddin en-Nevevî’nin Ravżatü’ṭ-ṭâlibîn’ine İbnü’l-Mukrî el-Yemenî tarafından yapılan Ravżü’ṭ-ṭâlib adlı muhtasara Zekeriyyâ el-Ensârî’nin yazdığı Esne’l-meṭâlib şerḥu Ravżi’ṭ-ṭâlib isimli şerh üzerine kaleme alınmıştır (Kahire 1301, 1313; nşr. Muhammed Muhammed Tâmir, I-IX, Beyrut 1422/2001). Remlî’nin şerhin kenarına yazdığı hâşiyeyi Muhammed b. Ahmed eş-Şevberî ayırarak kitap haline getirmiştir. 4. Şerḥu Manẓûmeti’bni’l-ʿİmâd (Fetḥu’l-Cevâd bi-şerḥi Manẓûmeti’bni’l-ʿİmâd). İbnü’l-İmâd diye bilinen Ahmed b. İmâdüddin el-Akfehsî’nin Manẓûmetü’bni’l-ʿİmâd fi’l-maʿfüvvât adlı eserinin şerhidir (Hüseyin b. Süleyman er-Reşîdî’nin buna yazdığı Bulûġu’l-murâd bi-Fetḥi’l-Cevâd adlı hâşiye ve Süleyman b. Ömer el-Cemel’in takriratıyla birlikte, Bulak 1286, 1298; Kahire 1299). Brockelmann bir yerde Şerḥu Manẓûmeti’l-maʿfüvvât adıyla bu eseri oğul Remlî’ye (GAL Suppl., II, 442), metni el-İşârât ilâ mâ ʿufiye mine’n-necesât ismiyle andığı bir diğer yerde de Fetḥu’l-Cevâd adıyla baba Remlî’ye (a.g.e., II, 110-111, 440) nisbet eder. Kitap Ezher (nr. 4057/566, 41690/2542, 69705/3430), Hidîviyye, Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye ve Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye kataloglarında Şehâbeddin er-Remlî adına kayıtlıdır (Fihristü’l-Kütübḫâneti’l-Ḫidîviyye, III, 198-199, 249; Fuâd Seyyid, II, 162-163; Abdülganî ed-Dakr, s. 205-206). İsmâil Paşa bu eseri hem müellifin oğlu Şemseddin er-Remlî’ye hem de 973’te (1565-66) vefat ettiğini belirttiği Şehâbeddin Ahmed b. Ahmed b. Hasan er-Remlî’ye izâfe etmiştir (Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 145; II, 261; Îżâḥu’l-meknûn, II, 161). 5. Fetḥu’r-raḥmân bi-şerḥi Zübedi İbn Reslân (Hidîviyye Ktp., nr. 1716, 6984, 16644; Ezher Ktp., nr. 7878/917; Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 2277). İbn Reslân diye bilinen Ahmed b. Hüseyin er-Remlî’nin Ṣafvetü’z-Zübed (ez-Zübed) adlı Şâfiî fıkhına dair manzum eserinin şerhidir. Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de müellifi belirtilmeyen Şerḥu Ṣafveti’z-Zübed’in de (nr. 2278; bk. Abdülganî ed-Dakr, s. 156) bu eser olması muhtemeldir. Abdülvehhâb eş-Şa‘rânî hocasının ez-Zübed’e büyük bir şerh yazdığını belirtir. 6. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’t-Taḥrîr. Zekeriyyâ el-Ensârî’nin Taḥrîru Tenkîḥi’l-lübâb adlı kendi eserine Tuḥfetü’ṭ-ṭullâb ismiyle yazdığı şerhin hâşiyesidir (Ezher Ktp., nr. 42323/2643). 7. Ġāyetü’l-meʾmûl fî şerḥi Varaḳāti’l-uṣûl. İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî’nin fıkıh usulüne dair eserinin şerhidir (Ezher Ktp., nr. 14/647, 602/15918; ayrıca bk. Brockelmann, GAL, I, 672). 8. Şerḥu Şürûṭi’l-vuḍûʾ (Süleymaniye Ktp., Cârullah Efendi, nr. 1009; Ezher Ktp., nr. 41687/2539; Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 5896). 9. Şerḥu’l-Âcurrûmiyye (Beyazıt Devlet Ktp., Bayezid, nr. 6258; ayrıca bk. Brockelmann, GAL Suppl., II, 334). Eser Taʿlîḳ ʿale’l-Âcurrûmiyye adıyla da geçer (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 11254). 10. Şürûṭü’l-meʾmûm ve’l-imâm. Şürûṭü’l-imâme diye de anılan bu risâle (Süleymaniye Ktp., Cârullah Efendi, nr. 1009, vr. 25-31; Ezher Ktp., nr. 41687/2539) müellifin oğlu Şemseddin er-Remlî tarafından Ġāyetü’l-merâm fî şerḥi Şürûṭi’l-meʾmûm ve’l-imâm adıyla şerhedilmiştir (nşr. Müsâid b. Kāsım el-Fâlih, Riyad 1413/1993). Brockelmann Remlî’ye başka eserler de nisbet eder (GAL Suppl., II, 440).

BİBLİYOGRAFYA

Abdülvehhâb b. Ahmed eş-Şa‘rânî, eṭ-Ṭabaḳātü’ṣ-ṣuġrâ (nşr. Abdülkādir Ahmed Atâ), Kahire 1410/1990, s. 66-67, 108, 110, 111, 114, 118, 121, 131, 132, 133; Gazzî, el-Kevâkibü’s-sâʾire, I, 199; II, 119-120; III, 79, 101, 111, 195; a.mlf., Luṭfü’s-semer ve ḳaṭfü’s̱-s̱emer (nşr. Mahmûd eş-Şeyh), Dımaşk, ts. (Vezâretü’s-sekāfe ve’l-irşâd), I, 79-80, 82, 142; II, 568, 569; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VIII, 316, 359; Muhibbî, Ḫulâṣatü’l-es̱er, III, 342-343; Kādirî, Neşrü’l-mes̱ânî, I, 56-57; Fihristü’l-Kütübḫâneti’l-Ḫidîviyye, III, 198-199, 220, 222, 227, 245, 246, 247, 249, 287, 288; Ali Paşa Mübârek, el-Ḫıṭaṭü’t-Tevfîḳıyye, Bulak 1305, IV, 246-248; Serkîs, Muʿcem, I, 950-951; II, 1761, 1831; Brockelmann, GAL, I, 672; II, 418-419; Suppl., II, 110-111, 112, 113, 334, 416, 440, 442; Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 145; II, 261; Îżâḥu’l-meknûn, II, 161; Tebrîzî, Reyḥânetü’l-edeb, II, 332; III, 284; Abdülmüteâl es-Saîdî, el-Müceddidûn fi’l-İslâm, Kahire, ts. (Mektebetü’l-âlem), s. 374-376; Muhammed Remzî, el-Ḳāmûsü’l-coġrâfî li’l-bilâdi’l-Mıṣriyye, Kahire 1953-68, II, 19; Fuâd Seyyid, Fihristü’l-maḫṭûṭât, Kahire 1382/1962, II, 73, 148-149, 151, 162-163; Abdülganî ed-Dakr, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: el-Fıḳhü’ş-Şâfiʿî, Dımaşk 1383/1963, s. 31-32, 154, 156, 176-177, 205-206; Esmâ el-Hımsî, Fihrisü maḫṭûṭâti Dâri’l-kütübi’ẓ-Ẓâhiriyye: ʿUlûmü’l-luġati’l-ʿArabiyye: en-Naḥv, Dımaşk 1393/1973, s. 567-568; Aʿyânü’ş-Şîʿa, VII, 148; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), I, 120; Abdullah Muhammed el-Habeşî, Câmiʿu’ş-şürûḥ ve’l-ḥavâşî, Ebûzabî 1425/2004, III, 895-896, 2131; A. Zysow, “al-Ramlī”, EI2 (İng.), VIII, 424-425.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2007 yılında İstanbul’da basılan 34. cildinde, 564-565 numaralı sayfalarda yer almıştır.

Leave a Comment