SELMÂN-ı SÂVECÎ

Melikü’ş-şuarâ Hâce Cemâlüddîn Selmân b. Hâce Alâiddîn Muhammed Sâvecî (ö. 778/1376)

İranlı şair.

Müellif:

Tahran’ın 125 km. güneybatısında yer alan Sâve şehrinde dünyaya geldi. Firâḳnâme adlı mesnevisindeki kayda göre doğum tarihi 709 (1309) olmalıdır. Babası Tebriz’deki İlhanlılar’ın sarayında maliye işlerinde görevli idi. “Selmân” mahlasını kullanan şairin ilk hâmisi güçlü vezir Gıyâseddin Muhammed b. Reşîdüddin Fazlullah olup ünlü masnû‘ kasidesi “Bedâyiu’l-eshâr” onun hakkındadır. İlhanlı Hükümdarı Ebû Said Bahadır Han’ın ve eşi Dilşâd Hatun’un dikkatini çeken genç şair, İlhanlı Devleti’nin yıkılması üzerine 744’te (1343) Bağdat’a Celâyirli Devleti’nin kurucusu Şeyh Hasan-ı Büzürg ve onunla evlenen Dilşâd Hatun’un sarayına gitti. Sarayda melikü’ş-şuarâ makamına ulaştı ve hükümdarın oğlu Üveys’in eğitimiyle meşgul oldu. Hasan-ı Büzürg ve Dilşâd Hatun’un vefatlarından sonra Sultan I. Üveys’in sarayında daha iyi bir konuma geldi. Bu dönemde Nâsır-ı Buhârî, İbn Yemîn-i Tuğrâî, Ubeyd-i Zâkânî ve Hâfız-ı Şîrâzî gibi devrin ünlü şairleriyle görüştü. Sultanla birlikte yazları Tebriz’de, kışları Bağdat’ta bulunuyordu. Üveys’in vefatının (776/1374) ardından onun yerine geçen oğlu Sultan Hüseyin Selmân’a pek iltifat etmedi. Muzafferîler’den Şah Şücâ‘ın 777’de (1375) Tebriz’i birkaç ay süreyle istilâsı esnasında orada bulunan şair onun için de methiye yazdı. Hakkında birkaç kaside söylediği Sultan Hüseyin’in Tebriz’e dönmesinden sonra hayatını yalnızlık ve yoksulluk içinde geçirdi. 12 Safer 778 (1 Temmuz 1376) tarihinde vefat etti.

Kasidede Menûçihrî, Senâî, Evhadüddîn-i Enverî, Hâkānî-yi Şirvânî ve bilhassa Zahîr-i Fâryâbî ile Kemâleddîn-i İsfahânî gibi şairleri örnek almış, ancak lafız ve mâna açısından kendi şiirine özellikler kazandırmıştır. Abdurrahman-ı Câmî, Bahâristân’da ibarelerindeki akıcılık ve kinayelerindeki dikkatin benzersiz olduğunu söyler. Selmân gazelde de Sa‘dî-yi Şîrâzî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin takipçisidir. Özellikle Sa‘dî’nin tesiri açıktır. Selmân ile Hâfız-ı Şîrâzî’nin gazellerindeki vezin, kafiye ve mazmun beraberliği aralarındaki yakın irtibata işaret etmektedir. Hâfız, Selmân’ı zamanın önde gelen kişisi ve şiir ülkesinin padişahı olarak över. Selmân, Farsça ve Türkçe yazan daha sonraki şairler tarafından örnek alınmış, şiirlerine nazîreler yazılmıştır.

Eserleri. Selmân’ın bütün şiirlerini içeren ve 21.500 beyit kadar olduğu belirtilen külliyatı şu eserlerden oluşmaktadır: 1. Dîvân. Kaside, gazel, terkibibend ve terciibendlerle sâkīnâme, kıta ve rubâîler ihtiva eder. Kasidelerin büyük çoğunluğu Celâyirli Hasan-ı Büzürg, eşi Dilşâd Hatun ve Sultan Üveys için söylenmiştir. İlhanlı sultan ve vezirleriyle ilgili methiyelerin sayısı daha azdır (nşr. Mansûr-ı Müşfik, Tahran 1336, 1367 hş.). 2. Cemşîd ü Ḫûrşîd. Sultan Üveys’in isteği üzerine 763 (1361) yılında onun adına kaleme alınmış bir mesnevidir. Hezec bahrinde olup 2700 beyitten fazladır. Nizâmî-i Gencevî’nin Ḫüsrev ü Şîrîn’i örnek alınarak yazılan mesnevide hikâye aralarında başka vezinlerde gazel, rubâî ve kıtalar bulunmaktadır. Eser Ahmedî’nin ve Cem Sultan’ın aynı adlı Türkçe mesnevilerine kaynaklık etmiştir (nşr. J. P. Asmussen – Ferîdun Vehmen, Tahran 1348 hş./1969). 3. Firâḳnâme. Mütekārib bahrinde bir mesnevi olup 1100 beyit kadardır. Şair bu manzumeyi de Sultan Üveys için yazmıştır. Eser üzerine Davut Ali Katnik bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (1993, AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü). Çeşitli kütüphanelerde çok sayıda yazma nüshası bulunan Selmân’ın şiirleri ilk defa Külliyyât adı altında taş baskıyla neşredilmiş (Bombay 1890), yakın zamana kadar iki defa daha yayımlanmışsa da üzerlerinde henüz tam bir çalışma yapılmamıştır. Bu şiirleri son olarak Külliyyât-ı Selmân-ı Sâvecî adıyla Abbas Alî-i Vefâî neşretmiştir (Tahran 1383 hş./2004). Şairin “Bedâyiu’l-eshâr” adlı kasidesini Veyis Değirmençay Türkçe’ye çevirmiştir (Selmân-ı Sâveci’nin Masnu‘ Kasidesi Bedâyi’u’l-Eshar, Erzurum 1999).

BİBLİYOGRAFYA
Selmân-ı Sâvecî, Dîvân (nşr. Mansûr Müşfik), Tahran 1336 hş., Takī Tefazzulî’nin Mukaddime’si, s. yek-si u du; Abdurrahman-ı Câmî, Baharistan (trc. Adnan Karaismailoğlu), Ankara 2002, s. 116-117; Devletşah, Teẕkire, s. 257-263; Ali Şîr Nevâî, Mecâlisü’n-nefâʾis (trc. Hakîm Şah Kazvînî – M. Fahrî-yi Herâtî, nşr. Ali Asgar-i Hikmet), Tahran 1363 hş., s. 353-354; Emîn-i Ahmed-i Râzî, Heft İḳlîm (nşr. Cevâd Fâzıl), [baskı yeri ve tarihi yok] (Kitâbfurûşî-yi Ali Ekber İlmî), II, 522-525; Browne, LHP, III, 260-271; Reşîd Yâsemî, Tetabbuʿ ve İntiḳād-i Aḥvâl ve Âs̱âr-i Selmân-ı Sâvecî 709-778 h., Tahran 1307 hş.; Safâ, Edebiyyât, III/2, s. 1004-1022; Şiblî Nu‘mânî, Şiʿru’l-ʿAcem (nşr. M. Takī Fahr-i Dâî-yi Gîlânî), Tahran 1368 hş., II, 150-164; Bahâeddin Hürremşâhî, Hâfıẓnâme, Tahran 1366 hş., I, 79-85; Mecmûʿa-i Maḳālât-ı Kongre-i Cihânî-yi Selmân-ı Sâveci: 23-24 Ürdibehişt 1377 Sava, Tahran 1380/2001; Mirza Abdullah b. Abdulgaffâr-i Tebrîzî, “Selmân-ı Sâvecî”, Îrânşehr, sy. 4, Berlin 1922, s. 66-70; N. Gülsüm Emini, “Selmân-ı Sâvecî ve Cemşid ü Hurşid Mesnevisi”, SÜ Fen- Edebiyat Fakültesi Edebiyat Dergisi, sy. 12, Konya 1998, s. 71-91; Tahsin Yazıcı, “Selmân”, İA, X, 458-461; M. Glünz, “Salmān-i Sāwadjī”, EI2 (İng.), VIII, 997-998; Hadîce Butrânî, “Selmân-ı Sâvecî”, DMT, X, 260-262.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2009 yılında İstanbul’da basılan 36. cildinde, 446-447 numaralı sayfalarda yer almıştır.