Barış Aydın. Âdilşâhîler Hanlığı ve Yusuf Adil Han (1489-1689). Yüksek lisans tezi (2019)

Barış Aydın. Âdilşâhîler Hanlığı ve Yusuf Adil Han (1489-1689). Yüksek lisans tezi (2019)
Title:Âdilşâhîler Hanlığı ve Yusuf Adil Han (1489-1689)=The Khanate of Adilshâhî and yusuf Adil Han (1489-1689). Yüksek lisans tezi
Author:Barış Aydın
Translator:
Editor:Danışman: Ömer Kul
Language:Turkish
Series:
Place:İstanbul
Publisher:İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Year:2019
Pages:X, 103
ISBN:
File:PDF, 2.03 MB
Download:Click here
Hindistan, kadîm devirlerden itibaren başta Türkler olmak üzere İranî kavimler, Afganlar, Habeşliler ve Müslüman Araplar tarafından rağbet edilen bir coğrafya olmuş ve bu milletler Hindistan’a dil, din, ırk ve kültür bakımından tesir etmişlerdir. İslam öncesi dönemde Sakalar, Akhunlar gibi devletlerin ve İslam sonrası dönemde de Gazneliler ve Gurlular gibi devletlerin Hindistan’ı tamamen mesken edinmeyip buraya akınlar düzenlemek suretiyle hakim olmaya gayret göstermişlerdi. Müslüman Arapların Sind’de başlayan fetihleri neticesinde İslamiyet Hindistan’da yayılmış ve Arapların bölgedeki nüfûzunun azalmasından sonra İslamiyet, Türkler eliyle Güney Hindistan’a kadar yayılma imkanı bulmuştur. Bunun neticesinde Gurluların bakiyesi olan Delhi Türk Sultanlığı kuzeyden güneye doğru genişleme gösteren ilk Türk-İslam devleti olmuştur. Delhi Türk Sultanlığı’nın bakiyesi olan Behmenîlerin Güney Hindistan’da kurulan ilk İslam Devleti olması ve özellikle Türklerin ve İranlıların idarede söz sahibi olması sebebiyle Hindistan’ın güney bölgelerinde Türkler kalıcı hale gelmiştir. Adilşâhîler, Güney Hindistan’da Behmenîlerin bakiyesi olarak tarih sahnesine çıkmış bir Türk-İslam devleti olup, Şii mezhebini Hindistan’da ilk ilan eden devlet olmuştur. Çalışmamızda da Türklerin ve İslamiyet’in tedricen kuzeyden Güney Hindistan’a gelişi ve burada kalıcı olması aktarılarak Yusuf Âdil Han’ın Behmenî Hanedanlığı’nda bir valiyken bağımsızlığını ilan edip Âdilşâhî Hanlığı’nı tesisi, güneydeki devletlerle münasebeti, Şiiliğin ilanı ve varisi İsmail Âdilşâh’ın tahta geçişine kadarki süreç incelenmiştir.

India is a geography that has been sought by especially Turks, then Iranian tribes and Afghans, Ethiopians and Muslim Arabs who all have left their impressions on the language, religion, race and culture here. In the pre-Islamic period, Sakas and Akhuns, and in the post-Islamic period, Ghaznavids and Ghurids had tried to dominate this country by organizing invasions without exactly settling down here. As a result of the conquests of the Muslim Arabs in Sindh, religion of Islam spread here and with the decrease of Arab influence in the region, Islam had the opportunity to spread up to South India with the help of Turks. As a result of this, Turkish Sultanate of Delhi, which was a remainder of the Ghurids, became the first Turkish-Islamic state to expand from north to south. The Turks have become permanent in the southern regions of India because of the Bahmanis, who were the remainder of the Turkish Sultanate of Delhi and the first Islamic State to be established in South India and also due to the fact that especially Turks and Iranians had a voice in its administration. Adilshahis were a Turkish-Islamic state that emerged on the stage of history as the remainder of the Bahmanis in South India and became the first state to declare the Shiite sect in India. In our study, the arrival of Turks and Islam in South India from the north gradually and how it became permanent here, establishment of the Adilshahi Khanate by Yusuf Adil Shah declaring independence while he was a governor in the Bahmani dynasty, his relations with the southern states, his announcement of the Shiite sect and the his successor, Ismail Adilshah’s ascension to the throne will be examined.